Çağımızın doğrularını anlatmak için Ebuzer Gaffari gibi
mitolojik kişiliği olan şahsiyetlere gerek yok. Gaffari hakkında Şeriati bir
masal uydurdu. Tercüme ettiği "İlk sosyalist Gaffari" kitabının
tarihsel doğruluk tarafı yok. Müslüman kitlesi tarihperest olduğundan kitlenin
psikolojik gereksinimi için Gaffari diye bir kahraman uydurdular. Oysa
Şeriatinin anlattığı gibi bir Gaffari tarihte olmamış. Ama Gaffariyi kahraman
göstermek için Müaviyeyi de onu sarayda kabul edecek kadar kültürlü göstermek
zorunda kalıyorlar. Bunun tarihsel kaynağı nerede? Sadece Mısırlı yazarın ve
Şeriatinin fantezileri. Evrensel boyutu da yok Gaffari romanının. Gaffari
dirilip gelse de, çağımızın sorununu o kültür ve düşünme düzeyiyle çözemez.
Nitekim Gaffari kendi zamanında da hiçbir toplumsal sorunu çözememiş,
yenilmiştir. Yani toplumu kendi söylemi etrafında seferber edecek bir karakter
olmamıştır. Pratikte başarılı olmayan bir söylem neye yarar? O sözleri her kes
söyleyemez mi? Nitekim Şeriati de kendi aklındakileri Ebuzer söylemi olarak
beyan eder! Çünkü İran toplumu da düşünmek yerine, tarihin ve geçmişin
nostaljisiyle duygulanıp duran "müslüman" toplumu. Gelecekte oluşum
sağlamak için şimdiki zamanda yaşama cesareti olan ve aklını kullanan toplum
deyildir. Çağmızın sorunlarını çağın içinde yaşayan faal us, aktif akıl
çözebilir. Ekonomik, işsizlik, bilimsel sorunlar E. Gaffarinin bir kaç tanecik
doğruluğu kuşkulu olan cümlesiyle nasıl çözümlenebilir? Gelişmiş Avrupa
ülkelerinde uygulanan adalet sisteminde Gaffarinin ve ya Alinin ne gibi etkisi
var? Hiç yok. Onlar kendi çağlarının sosyolojik gerçeklerinin başarısız
yetiştirmeleri. Müslüman ülkelerinin adaletsizlik sorunları bir eğitim sorunu.
Aslında bu mitolojik kişiliği olan şahsiyetleri akıllardan silmekle müslüman
ülkeleri sorunları çözülebilir. Tarihten kopanlar kendi çağlarında yaşamak
zorunla kalırlar. Müslüman toplumlar kendi çağlarında yaşayamıyorlar. Hep
tarihe firar etme duygusu içindeler. Onların bizim sorunlarımızın çözümünde
etkisi olmamış, olmayack da anlaşılan. Kendi aklımızı geliştirmek yerine,
toprağa dönüşmüş olanlar neden örnek alınmalı acaba? Onları örnek almak bizim
hangi bilimsel, ekonomiketik ve sosyolojik sorunumuzu çözebilir? Bu örnek almak
İranda nasıl bir katastrof yarattı gözler önünde. Yaşamak için örnek almaya
gerek yok. Peygamber hayatı bile örnek alınmamlı. Kuranda da Peygamber hayatı
örnek alınmalı diye bir söylenti yok. Peygamberin ölçüsü başka çünkü. Allah her
kese bir ölçü vermiş, o ölçüsünü keşfetmek için aklını kullanmalı ve devlet
düzeni de bireyin kendi ölçüsünü keşfetmesi için güvenlik ortamı oluşturmalı,
yardım etmeli. Bu da laik-demokratik bir sistemde mümkün olabilir. İslami bir
ortamda mümkün olamamıştır, olamıyor, olamaz. Bu sorunları çözecek olan canlı
ve devinimde bulunan akıldır, ululaştırılımış mitolojik şahsiyetlerin ortada
olmayan aklı değildir. Bilimsel eğitim yöntemi ile yetiştirilen çocuk hem kendi
gizil olanaklarını realize eder, hem de toplumu için yararlı olur. Çocuk iyi
bir eğtim sistemi ile donatılmalı. Japonların Ebuzer hakkında bilgileri mi var?
ya da Finlandiyanın, İsveşçin, ... Ama ülkelerindeki temel sorunları mitolojik
şahsiyetlerden yardım ummadan çözmüşler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder