28 Şubat 2018 Çarşamba

Ebuzer Gaffari masalı

Çağımızın doğrularını anlatmak için Ebuzer Gaffari gibi mitolojik kişiliği olan şahsiyetlere gerek yok. Gaffari hakkında Şeriati bir masal uydurdu. Tercüme ettiği "İlk sosyalist Gaffari" kitabının tarihsel doğruluk tarafı yok. Müslüman kitlesi tarihperest olduğundan kitlenin psikolojik gereksinimi için Gaffari diye bir kahraman uydurdular. Oysa Şeriatinin anlattığı gibi bir Gaffari tarihte olmamış. Ama Gaffariyi kahraman göstermek için Müaviyeyi de onu sarayda kabul edecek kadar kültürlü göstermek zorunda kalıyorlar. Bunun tarihsel kaynağı nerede? Sadece Mısırlı yazarın ve Şeriatinin fantezileri. Evrensel boyutu da yok Gaffari romanının. Gaffari dirilip gelse de, çağımızın sorununu o kültür ve düşünme düzeyiyle çözemez. Nitekim Gaffari kendi zamanında da hiçbir toplumsal sorunu çözememiş, yenilmiştir. Yani toplumu kendi söylemi etrafında seferber edecek bir karakter olmamıştır. Pratikte başarılı olmayan bir söylem neye yarar? O sözleri her kes söyleyemez mi? Nitekim Şeriati de kendi aklındakileri Ebuzer söylemi olarak beyan eder! Çünkü İran toplumu da düşünmek yerine, tarihin ve geçmişin nostaljisiyle duygulanıp duran "müslüman" toplumu. Gelecekte oluşum sağlamak için şimdiki zamanda yaşama cesareti olan ve aklını kullanan toplum deyildir. Çağmızın sorunlarını çağın içinde yaşayan faal us, aktif akıl çözebilir. Ekonomik, işsizlik, bilimsel sorunlar E. Gaffarinin bir kaç tanecik doğruluğu kuşkulu olan cümlesiyle nasıl çözümlenebilir? Gelişmiş Avrupa ülkelerinde uygulanan adalet sisteminde Gaffarinin ve ya Alinin ne gibi etkisi var? Hiç yok. Onlar kendi çağlarının sosyolojik gerçeklerinin başarısız yetiştirmeleri. Müslüman ülkelerinin adaletsizlik sorunları bir eğitim sorunu. Aslında bu mitolojik kişiliği olan şahsiyetleri akıllardan silmekle müslüman ülkeleri sorunları çözülebilir. Tarihten kopanlar kendi çağlarında yaşamak zorunla kalırlar. Müslüman toplumlar kendi çağlarında yaşayamıyorlar. Hep tarihe firar etme duygusu içindeler. Onların bizim sorunlarımızın çözümünde etkisi olmamış, olmayack da anlaşılan. Kendi aklımızı geliştirmek yerine, toprağa dönüşmüş olanlar neden örnek alınmalı acaba? Onları örnek almak bizim hangi bilimsel, ekonomiketik ve sosyolojik sorunumuzu çözebilir? Bu örnek almak İranda nasıl bir katastrof yarattı gözler önünde. Yaşamak için örnek almaya gerek yok. Peygamber hayatı bile örnek alınmamlı. Kuranda da Peygamber hayatı örnek alınmalı diye bir söylenti yok. Peygamberin ölçüsü başka çünkü. Allah her kese bir ölçü vermiş, o ölçüsünü keşfetmek için aklını kullanmalı ve devlet düzeni de bireyin kendi ölçüsünü keşfetmesi için güvenlik ortamı oluşturmalı, yardım etmeli. Bu da laik-demokratik bir sistemde mümkün olabilir. İslami bir ortamda mümkün olamamıştır, olamıyor, olamaz. Bu sorunları çözecek olan canlı ve devinimde bulunan akıldır, ululaştırılımış mitolojik şahsiyetlerin ortada olmayan aklı değildir. Bilimsel eğitim yöntemi ile yetiştirilen çocuk hem kendi gizil olanaklarını realize eder, hem de toplumu için yararlı olur. Çocuk iyi bir eğtim sistemi ile donatılmalı. Japonların Ebuzer hakkında bilgileri mi var? ya da Finlandiyanın, İsveşçin, ... Ama ülkelerindeki temel sorunları mitolojik şahsiyetlerden yardım ummadan çözmüşler.

Hiç yorum yok: