Kafiyeli- vezinli şiir kulak şiiri. Kulağa hıtap eder. Ona
göre de ezberlenmesi ve bellekte kalması kolay. Çünkü bellek kulaktan duyduğunu
çabuk alıp kendisinde barındırır. Niniler de kulak şiiri. Çocukların kulağına
hıtap eder. Modernite öncesi tüm şiirler tüm halklarda kulak söylencesi. Eski
mitolojik yazılarda geçen şiirler kulak şiiri. Bu yüzden yazıp okuması olmayan
ozanların saatlerce şiir söyleme olanakları oluyordu ve hala da vardır. Ama modern şiir göz şiiridir. Nazımın şiiri kulak şiiri değil,
göz şiiri. Yani gözlerini kağıta dikerek şiirin musikisini kulağınla değil
gözlerinle duymalısın. Göz algılaması sabırlı ve düşünme zamanı var. Bu yüzden
göz şiirinde derin düşünceleri ve ya gizemli bilgileri ve duyguları özümseme
fırsatı vardır. Nazım göz şiirinin zirvesidir.
Göz şiiri ile kulak şiirlerindeki müziği
keşfetmek farklı yetenekler gerektirir. Göz şiirinin müziğini ve duygusal
derinliğini algılayabilmek için bazı yetenekler ve ön hazırlıklar gerekir. Göz
şiiri kitlesel duygulara söylenmez. Bir az, ya da hayli ölçüde intelektüel
gelişmişlik gerektirir. Kulak şiirini okuma ve melodisini anlama deneyimi çok
ileri düzeyde. Edebiyat tarihi zaten kulak şiirinin sergüzeştleri. Ama göz
şiiri bu tür estetik algıya bir seçenek ve kısmen de antitez olarak ortaya
çıktı. Göz bu kadar güzellikleri görebiliyorsa, o zaman şiirin meldisini
duyamaz mı? Ama hangi şiirin? Var olan şiirde göz melodisi yoktur. Klasik şiir
türlerinin melodik yatağı kulaktı. O zaman kulak şiiri ile düzyazı arasında bir
yer, bir boşluk olmalı. O boşluktaki melodileri kulak duyamaz olabilir mi? İşte
o boşluğun melodisini keşif yolunda modern şiir doğdu. Türkçe, modern şiir için
çok yatkın. Bir de dillerin iç dinamikleri ile şiir türleri arasında bir ilinti
vardır. Nazım türkçenin bu dinamiğini hem keşfetti, hem de ona yenilikler
ekledi. Nazım sadece Türkçenin şiir dili olmakla kalmadı. Dünyanın çoğu
dillerine çevrilen Nazım şiirleri o dillerde de tercüme yoluyla yeni ekol
meydana getirdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder