her kavram,
özellikle "irade" kavramı insan düşüncesinin, dünya görüşünün
değişimi ve gelişimiyle değişiklik gösterir. 20 yıl önce, 10 yıl önce uğruna
büyük irade sergileyip hatta ölebileceğimiz görüşleri kendimiz inkar
edebiliyoruz. Bana göre burada sergilenen görüş ideolojik yaklaşım. Nitekim
mesela Deniz Gezmiş 20-30 yıl yaşasaydı, kendi görüşlerini eleştiren ve hatta
karşı çıkan bir kişi olabilirdi. Ama yaşamak ve kendisini sorgulamak olanağı
verilmedi. Şimdi o, bir kahraman mı? kahramansa, o zaman onun fikir yoldaşları
neden dünya çapında aynı görüşü şimdi sorgulamak ve eleştirmekle meşgul ve
uğruna ölünmeyecek bir görüş olduğunu belirtiyorlar? Hiçbir şey hayattan üstün
ve güzel değildir. İnsana yalnızca ve yalnızca yaşamak olanağı tanınmalı. Eski
çağlarda dinler, günümüzde İslam hala hayatı din için cihat ve onun uğruna ölüp
öldürmek olarak görür. Modern ahlak için bu söylemler batıl. İnsan hiçbir din
ve ideoloji için hayatını feda etmemelidir diyor modernite ve doğru söylüyor.
Hayat çok kutsal. hayat kadar kutsal olan bir şey yok. Aşırı vicdan telkiniyle
yaşamak da doğru değil. Önemli olan vicdanlı yaşamak değil, vicdansız
yaşamamaktır. Vicdansız yaşamamakla vicdanlı yaşamak aynı durumu ifade
etmezler. Kişi, hayatı boyunca ilk olarak kendi hayatını düşünmelidir. Bu
vicdansız yaşamak değil, bu, hayatı anlamsız ideolojiler ve dinler yoluna
kurbanlık etmemektir. İnsanın bilimle uğraşması en büyük vicdanlı yaşamaktır.
Çünkü kainatın gizemlerini beşerin refahı ve aydınlanması için keşf etmek
oluyor. Bunun dışında vicdan küçük yöresel anlam ifade ediyor. Mesela zulme
karşı çıkış. Bu, fazla da vicdani sorun değil. Niye hala zulüm var ki? Devrimci
vicdanın gözü aşkın gözleri gibi kör. Ancak entelektüel vicdan tarihin
derinliğini kapsayacak düzeyde davranabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder