27 Aralık 2018 Perşembe

Vicdan


her kavram, özellikle "irade" kavramı insan düşüncesinin, dünya görüşünün değişimi ve gelişimiyle değişiklik gösterir. 20 yıl önce, 10 yıl önce uğruna büyük irade sergileyip hatta ölebileceğimiz görüşleri kendimiz inkar edebiliyoruz. Bana göre burada sergilenen görüş ideolojik yaklaşım. Nitekim mesela Deniz Gezmiş 20-30 yıl yaşasaydı, kendi görüşlerini eleştiren ve hatta karşı çıkan bir kişi olabilirdi. Ama yaşamak ve kendisini sorgulamak olanağı verilmedi. Şimdi o, bir kahraman mı? kahramansa, o zaman onun fikir yoldaşları neden dünya çapında aynı görüşü şimdi sorgulamak ve eleştirmekle meşgul ve uğruna ölünmeyecek bir görüş olduğunu belirtiyorlar? Hiçbir şey hayattan üstün ve güzel değildir. İnsana yalnızca ve yalnızca yaşamak olanağı tanınmalı. Eski çağlarda dinler, günümüzde İslam hala hayatı din için cihat ve onun uğruna ölüp öldürmek olarak görür. Modern ahlak için bu söylemler batıl. İnsan hiçbir din ve ideoloji için hayatını feda etmemelidir diyor modernite ve doğru söylüyor. Hayat çok kutsal. hayat kadar kutsal olan bir şey yok. Aşırı vicdan telkiniyle yaşamak da doğru değil. Önemli olan vicdanlı yaşamak değil, vicdansız yaşamamaktır. Vicdansız yaşamamakla vicdanlı yaşamak aynı durumu ifade etmezler. Kişi, hayatı boyunca ilk olarak kendi hayatını düşünmelidir. Bu vicdansız yaşamak değil, bu, hayatı anlamsız ideolojiler ve dinler yoluna kurbanlık etmemektir. İnsanın bilimle uğraşması en büyük vicdanlı yaşamaktır. Çünkü kainatın gizemlerini beşerin refahı ve aydınlanması için keşf etmek oluyor. Bunun dışında vicdan küçük yöresel anlam ifade ediyor. Mesela zulme karşı çıkış. Bu, fazla da vicdani sorun değil. Niye hala zulüm var ki? Devrimci vicdanın gözü aşkın gözleri gibi kör. Ancak entelektüel vicdan tarihin derinliğini kapsayacak düzeyde davranabilir.

Hiç yorum yok: