Avrupdan
etkilenmek için avrupaya klimatolojik benzerlk de olmalı. Avrupa yağmurlar
ülkesi, bolluk ve güzellik kıtası. Bozkırda Avrupadan düşünsel olarak
etkilenmek olanaksız. Çünkü etkilenim yaşamda uygulanamaz. Bozkırın kendi yaşam
ölçütleri vardır. Selanik bir Avrupa kenti. Çevresi, yeşili, tarihsel kültürel
geleneğiyle büyük Yunan uygarlığının bir parçası. Atatürk yalnız bu iklimde
yetişebilirdi, bozkır ikliminde yetişemezdi. Bazı düşünceleri kimi iklimler kabullenemez. Bozkır Avrupa düşüncesini
kabullenemez. Arabıstan, İran, Merkezi Asya, Mısır, ... kabullenemez.
Kabullenebilmeleri için bir çağda her kişi en az 1000 ağaç ekmeli ve suvararak
ona sahip çıkmalı. Bozkır din ve kültür coğrafyasıdır, uygarlık coğrafyası
değildir ve olamaz. Buna su kıtlığı izin vermez, veremez. Bu yüzden din
çöllerde, felsefe ve medeniyet yağmurlu ve bereketli coğrafyalarda doğmuşlardı.
Bozkır firar iklimidir. Her kes firar edip bolluk ikliminde yerleşmek için
fırsat arar. Firar düşüncesini taşıdıkları için yurda bağlılık duygusu
derinleşmez. Büyük hayallerle yaşanılamaz. İzmirde islamcılar bu yangını
bilerekten çıkarmışlar. İslami fanatizmin İzmirde de yerleşmesi için tüm
yeşeillikler yok edilip Arabıstana dönüşmelidir. Göreceksiniz İzmirde ormanlar
yok olduktan sonra artık İzmir Konyadan, Erzurumdan, Mekkeden, Medineden de
daha kirli bir fanatizme gömülecek. İslamı bir ülkede yerleştirmek için önce
ağaçları yakmak gerekir. Kaz dağlarının ormanlarının yok oluşu da bu amaca
hizmet etmekte. Belki bilinçli olarak bunu yapıyor değiller, ama bilinçaltına
yerleşmiş olan islami gelenek ve deneyim kendiliğinden böyle bir yol harıytası
sergilemiş olabilir. İslam Peygamberi kendisi de Yahudilerin hurma ormanlarını
sırf bu yüzden yaktı. Ebureyhan Biruni "Asar-ul bakiye" kitabında
şöyle yazar ki, İslam orduları akın etmeden evvel, önce atların geçecekleri
güzergahlarda ormanları aylar önce yakarlardı. Çünkü atların hızla koşuşuna ve
akına ormanlar engel olurdu. Bu yüzden islam ordularının geçtiği yollarda
tarlalar yok olur, meyve ormanlıkları yakılır, hayat izi kalmazdı. Artık
islamın kabulü için tüm koşullar berkarar olurdu. Çünkü bölge Arabıstan
iklimiyle özdeşleşirdi. Sonra araplar ve diğer müslüman saldırganlar orman yakmanın
islamın yaygınlaşmasına yardımcı olduğunu anladıklarından bunu bir savaş
stratejisi ve islamı yayma planı gibi geliştirdiler. Osmanlı da böyle yaptı.
Tüm islam eksenıli devletlerin ortak özelliği İslam Muhammedinden beri orman
yakmak. Bugün İzmir yangınını söndürmüyorlarsa sebebi bu. İzmir gavur olmaktan
çıkmalı. İslamın avrupada yerleşmesi için de iki koşul var. 2. halife Ömerin
yöntemi: 1- Ormanları yakmak, 2- Kütüphaneleri yakmak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder