1 Eylül 2019 Pazar

dün

Buradaki "dün" məcazi anlamda fəlsəfi bir qavramdır. İki zaman ölçümü arasındaki düşünsel, duygusal, nesnel ve maddi mesafe. Bir deviri içerir. Mesela öğrenci universiteyi bitirdikten sonra univeriste günleri "dün" olarak betimlenir. Çünkü artık o devir kapanmış ve yeni hayat evresi başlamıştır. Artık universite yıllarındaki uğursuz-uğurlu anıları bırakıp yeni anılar oluşturma peşinde koşmalı kişi. Buna benzer başka örnekler söylemek mümkün. Yani dün-bugün iki hayat evresidir. Ama dün bütün kötülükleri ve bugünümüze mudahalesiyle hala devam ediyorsa, hala dün bitmemiş, bugün başlamamıştır ve dün bugünümüzü esir olarak ele geçirmiştir. Gerçek olan da budur. Örneğin Batı ve Doğu insanı arasındaki ayrıcalık nedir? Doğu insanı dünün nostaljisi içerisinde duygulanıp dururken, modern Batı insanı gelecekte ne olacağının heyecanını yaşar. Bu yüzden de Batı insanı için dün-bugün-yarın üç ayrıcalıklı ve aralarında büyük hecimde mesafe olan zaman ölçümleridir. Oysa müslüman doğusunda dün bütün kirliliği ve gericiliğiyle, yalnızca bugünümüzü, beynimizi esir alıp kontrol etmez, yarınımız da dünün esaretinde. Neden? Çünkü değişim yok, ırmak gibi akıp gitme yok, kokuşmuş küçük göl gibidir Doğudaki toplumsal pozisyonlar. Ne maddi statü değiştirme olanağı var, ne de intelektüel. Karşıda dün diye korkunç bir engel var. Özellikle kadınlar için. Şeriatin, dinin ve törenin olduğu yerde bugün ve yarın yoktur, olamaz, sadece dün vardır. Muhafazakar dinci toplumda dünden başka bir şey yok. Muhafazakar ve dinci toplumlarda dün bütü

Hiç yorum yok: