Türkçe, Farsça, Arapça dil ve toplum ortamında dil açıp büyüyen kişinin eğitilmesi ne ölçüde mümkün olur?
Yung´a
göre bilinçaltı bizim değil, dinlerin, törelerin, kültürlerin çöplüğüdür. Bana
göre ise, Türkçe, Farsça, Arapça kültür ve toplum ortamında dil açan kişi ilk
baştan insanlığının yarısından fazlasını kaybetmiş oluyor. Yarı kayıpla yaşama
başlar. Ehlileşmesi ve kolektif bilinçaltının agresif dürtülerinden bilincini
azat etmesi nerdeyse olanksız gibi. Bu diller ortamında büyüyen kişinin
eğitilmesi için bütünün değil, geri kalan yarım bölümün üzerine eğitim yatırımı
yapılır. Çünkü okula gittiğimiz 7 yaşa denli bildiğimiz diller yüzünden ruhumuz
işgal edilerek karanlığa gömülüyordur. Toplumsal ilişkiler ortamında gençliğe
doğru ilerledikçe insanlığımız, onurumuz ve kişiselliğimiz daha da aşağılanıp
hasar görüyor. Ama biz bu ruhsal dehumanizasyonun, tinsel yaralanmanın
bilincinde olmuyoruz. Bilincinde olduğumuzda geç oluyor ve bataklıktan
kendimizi çıkaramıyoruz. Bu dillerin tarihsel yükü ve birikimleri insanları
dehumanize etme doğrultusundadır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder