İslam Arap devletlerinin politik ideolojisine
dönüştükten sonra Emevilerle eş zamanda Arap Irkçılığının da ideolojisine
dönüştürüldü. Arap istilasına uğrayan Orta Doğu halkları, tarihlerinde sufra
medeniyetinin ne olduğunu bile bilmeyen Arapların karanlık uygulamalarına tabi
edildiler. “İslamda tağanni haram, gülmek haram, sevinmek haram, kadına bakmak
haram, haram, haram, haram....” başlığı altında her tür musiki, eğlenme, mutlu
olma, yaşamdan zevk alma ve doğa ile mutlu olarak iletişim kurma yöntemleri
yasaklandı. Ayrıca, müslüman olmayanlar üzerine ciziye, yani müslüman olmamamanın
keffaresi ve cezası gibi ekonomik baskı uygulayarak bölge halklarını sömürmeye
kalkışmışlardı. Emevi daha sonra Abbasi politik İslamı kendi karanlık
uygulamalarında başarılı oldukça Orta Doğu halkları politik İslamın uyguladığı
sosyalleşme modeline karşı Nevruz bayramı törenlerini alternatif sosyalleşme
örneği olarak geliştirdiler. Politik İslamın sosyalleşme merkezleri Arap
ırkçılığını tebliğ eden camilerdi. Camilerde kısıtlanmış özgürlükler ortamında
ahali başını kaldırıp imama bakarak bir soru sorma cesaretinde bile
bulunamıyordu. Camiler düşünceleri susturup söndüren odaklara dönüşmüştü. Bu
uygulamaya karşı iki seçenek ortaya çıktı: 1- Daha özgürce davranma ve mutlu
olma seçeneği sunan dergahlar, hanegahlar. 2- Nevruz bayramında geniş halk
kitlesi dağlarda, yeşilliklerde, pınar başlarında ocak yakarak eğleniyor,
gülüyor, şarkı söyleyerek mutlu oluyordu. Nevruz bayramı Arap kültür
imperyalizminin karanlık uygulamarına ve kara bayrağına karşı kolektif
mutluluğu doğanın renklerini bayraklaştırarak sunuyordu. Politik İslamcılığa ve
Arap dinci kültür imperyalizmine karşı Nevruz bayramı seküler davranış ve
düşünme, sevgi ve saygı modelini geliştiriyordu. Nevruz bayramının kolektif
mutlu olma niyeti zamanla Arap dinci kültür imepryalizmine karşı bir savaşım
biçimine dönüştü. Camiye karşı Nevruz ilkesi, molla-şeyh-feodal-hilafet zulmüne
karşı kolektif mutluluk yeğlendi. Daha sonra Nevruz bayramlarında mutlu olmanın
bilgisi estetik yazınsal örütlere (metinlere) yansıdı. İslam sonrası karanlık
Arap-dinci kültürüne karşı Nevruz bayramı dünyevi zevkin ve kolektif şad
olmanın, paylaşmanın, yardımlaşma ve dayanışmanın simgesi gibi özümsendi ve
Arap-dinci kültür imperyalizmi bunu susturamadı. İslamdan önce Nevruzla ve
Nevruz kutlamalarıyla ilgili tutarlı bilgi ve belge yok. Nevruz İslamdan sonra
karanlık Arap-dinci kültürüne karşı bir seçenek olarak geliştirildi. Bu yüzden
de Nevruz bayramında bütün sınıflar birlikte mutlu olmayı yeyğlediler. Hiçbir
dinsel boyutu olmayan seküler içerikli bir tek Orta Doğu halklarının ortak
bayramı. Daha sonra Safeviler döneminde şiilik Nevruz bayramı üzerine ideoljik
yatırım yatırarak, onu 12 imam yaşamıyla ilintilendirmeye çalıştı. Nevruz
bayramının şekillenmesinde biz Türklerin hiç rolü olmadı. Çünkü Arap-dinci
karanlık kültür imperyalizmine karşı Orta Doğu Halkları savaşırken, biz henuz
bu topraklarda mevcut değildik. Biz sadece Orta Doğu halklarının bu büyük
kazanımlarını özümsemişizdir. Son zamanlar Ergenekon adlı efsane ile Nevruz
bayramını bağlantılandırmanın hiçbir tarihsel temeli, bilgisi ve belgesi
bulunmamaktadır. Daha sonra kılıç taşımaktan yorulan Arapların yerine, biz
Türkler geçecektik. Arabın karanlık düşünceleri Türkün kılıcıyla dünyaya
yayılarak her türlü ussal ve estetik gelişmenin önünü kesecekti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder