21 Mart 2017 Salı

Politik İslama ve Arap kültür imperyalizmine karşı Nevruz...

İslam Arap devletlerinin politik ideolojisine dönüştükten sonra Emevilerle eş zamanda Arap Irkçılığının da ideolojisine dönüştürüldü. Arap istilasına uğrayan Orta Doğu halkları, tarihlerinde sufra medeniyetinin ne olduğunu bile bilmeyen Arapların karanlık uygulamalarına tabi edildiler. “İslamda tağanni haram, gülmek haram, sevinmek haram, kadına bakmak haram, haram, haram, haram....” başlığı altında her tür musiki, eğlenme, mutlu olma, yaşamdan zevk alma ve doğa ile mutlu olarak iletişim kurma yöntemleri yasaklandı. Ayrıca, müslüman olmayanlar üzerine ciziye, yani müslüman olmamamanın keffaresi ve cezası gibi ekonomik baskı uygulayarak bölge halklarını sömürmeye kalkışmışlardı. Emevi daha sonra Abbasi politik İslamı kendi karanlık uygulamalarında başarılı oldukça Orta Doğu halkları politik İslamın uyguladığı sosyalleşme modeline karşı Nevruz bayramı törenlerini alternatif sosyalleşme örneği olarak geliştirdiler. Politik İslamın sosyalleşme merkezleri Arap ırkçılığını tebliğ eden camilerdi. Camilerde kısıtlanmış özgürlükler ortamında ahali başını kaldırıp imama bakarak bir soru sorma cesaretinde bile bulunamıyordu. Camiler düşünceleri susturup söndüren odaklara dönüşmüştü. Bu uygulamaya karşı iki seçenek ortaya çıktı: 1- Daha özgürce davranma ve mutlu olma seçeneği sunan dergahlar, hanegahlar. 2- Nevruz bayramında geniş halk kitlesi dağlarda, yeşilliklerde, pınar başlarında ocak yakarak eğleniyor, gülüyor, şarkı söyleyerek mutlu oluyordu. Nevruz bayramı Arap kültür imperyalizminin karanlık uygulamarına ve kara bayrağına karşı kolektif mutluluğu doğanın renklerini bayraklaştırarak sunuyordu. Politik İslamcılığa ve Arap dinci kültür imperyalizmine karşı Nevruz bayramı seküler davranış ve düşünme, sevgi ve saygı modelini geliştiriyordu. Nevruz bayramının kolektif mutlu olma niyeti zamanla Arap dinci kültür imepryalizmine karşı bir savaşım biçimine dönüştü. Camiye karşı Nevruz ilkesi, molla-şeyh-feodal-hilafet zulmüne karşı kolektif mutluluk yeğlendi. Daha sonra Nevruz bayramlarında mutlu olmanın bilgisi estetik yazınsal örütlere (metinlere) yansıdı. İslam sonrası karanlık Arap-dinci kültürüne karşı Nevruz bayramı dünyevi zevkin ve kolektif şad olmanın, paylaşmanın, yardımlaşma ve dayanışmanın simgesi gibi özümsendi ve Arap-dinci kültür imperyalizmi bunu susturamadı. İslamdan önce Nevruzla ve Nevruz kutlamalarıyla ilgili tutarlı bilgi ve belge yok. Nevruz İslamdan sonra karanlık Arap-dinci kültürüne karşı bir seçenek olarak geliştirildi. Bu yüzden de Nevruz bayramında bütün sınıflar birlikte mutlu olmayı yeyğlediler. Hiçbir dinsel boyutu olmayan seküler içerikli bir tek Orta Doğu halklarının ortak bayramı. Daha sonra Safeviler döneminde şiilik Nevruz bayramı üzerine ideoljik yatırım yatırarak, onu 12 imam yaşamıyla ilintilendirmeye çalıştı. Nevruz bayramının şekillenmesinde biz Türklerin hiç rolü olmadı. Çünkü Arap-dinci karanlık kültür imperyalizmine karşı Orta Doğu Halkları savaşırken, biz henuz bu topraklarda mevcut değildik. Biz sadece Orta Doğu halklarının bu büyük kazanımlarını özümsemişizdir. Son zamanlar Ergenekon adlı efsane ile Nevruz bayramını bağlantılandırmanın hiçbir tarihsel temeli, bilgisi ve belgesi bulunmamaktadır. Daha sonra kılıç taşımaktan yorulan Arapların yerine, biz Türkler geçecektik. Arabın karanlık düşünceleri Türkün kılıcıyla dünyaya yayılarak her türlü ussal ve estetik gelişmenin önünü kesecekti.


Hiç yorum yok: