Her ayetin iniş sebebi
var. Örtü ile ilgili ayetin de. O sebep olmasa, ayet de olmazdı. O devir
Medinesi bir fahişehane idi. Gündüzler sıcak olduğundan da işler geceler
yapılırdı. Tarlalarda geceler çalışılırdı. Medine fahişeleri de geceler sokakta
dolaşarak müşteri bulurlardı. Aysız- yıldızsız geceler de olurdu tabii. Bu
zaman fahişeler müşteri bulmak için ellerine ve bacakları onların fahişeliğini
çağrıştırab ses çıkaran bilezikler takalardı. Yani Medine fahişe olmayan güvenli
kent değildi. Bu yüzden fahişelerden seçilmek için farklı giyim önerildi,
Dışarı çımamak istendi. Peki dışarı çıkılmayacaklarsa, tarlalarda çalışan
kadınlar nasıl çalışacaklardı? Buradaki dışarı çıkmama geceler sokağa çıkmama
demektir. Şimdi bir şehirde güvenlik varsa, orada ne baş örtüsüne gerek var, ne
diğerlerine. Baş örtüsü de bir farz değildir. Farz olanlar için uyulmazsa
cezası vardır. Ama baş örtüsüzlüğün cezası yoktur. Şimdi siz hırsızlık edin,
rüşvet alın, haram yeyin, yalan konuşun, ... bir sadece kadının baş örtüsüne
takılın ki, İslam yyerinde paydar kalsın!. Kadının baş örtüsünden sana siz ne?
İslamın koruyucusu siz misiniz? Ayette erkeklere kadınlarınızı örtüştürün mü
deniyor? Hayır. Kadınlara hıtap ediyor, kızlara değil. Ayet Peygamberin
kadınlarına ve kızlarına, bir de muminlerin karılarına hıtap eder. Kızlara
değil. Ayetin indiği sırada Peygamberin kızları da kadınlar, yani evliler.
Kızlar da örtünecekse, onunla evlenen erkek ömür yoldaşını seçerken nasıl
tercihte bulunacak? Bu yüzden İslamda baş örtüsü diye bir kural yok. Ama siz
yine de bioloji, fizik, kimya, felsefe, "ikra", matematik asla
okumayın, sadece fikriniz bş örtüsüne takılsın. Sonra da neden bu Batı bizi
altına almış da altından çıkamıyoruz diye bağırıp durun. Kendi kızına, eşine
bile zorla baş örtüsü taktıramazsın. Hiç tavsiye bile edemezsin. Kadın özgür
bir insandır Kurana göre. Kadının yarısını sosyal, bilimsel yaşamdan yoksun
bırakın ve sonra Batının hızına ulaşamıyoruz diye yakının. Taabii
ulaşamazsınız. Çünkü bu zihniyetle köplelik sizin hakkınız.
******
Şimdi de Medine öyledir. Özgürlükleri kaba, yobaz Arap erkekleri
tarafından İslam adına ellerinden alınan Avrupaya yerleşen Arabıstan
kadınlarının çoğu tercihleri gönüllü fahişelik oluyor. Fahişelik edemeseler de
okumuş ve azat düşüncesi olan kadınlar Medinede yaşamaktansa fahişeliği
yeğlediklerini bile açıkça dile getiriyorlar. Araba sürmek, politikaya katılmak
istedikleri için ev tutsağı olan Arabıstan kralının kzıları, Avrupada
yaşamlarını sürdürebilmek için her iş yapmaya hazır olduklarını, yalnız bu
Arabıstan adlı cehennemden kurtulmalarını diyor ve diliyorlar. Araştırmalar
bunu gösteriyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder