22 Ekim 2017 Pazar

Ateism ve İslam..


Ateist olmak müslüman ülkelerinde bir şanstır. Ama Stephan Hawkin gibi ateist. Yani bilgiye dayanan ateist. Müslüman ülkeleri için bilime dayanan ateism demokrasinin, insan haklarının, kadın haklarının, tolenasın, laikliğin, çoğulculuğun doğumuna ve karanlık tarihimizi aydınlatmaya kısmi de olsa bir meydan açabilir. Ateisiti olmayan bir toplum çöker, mahfolur. Bilge bir ateist müslüman ülkelerindeki din anlayışından, çok daha tarih ve insanlık için yararlı olabilir. İnanıp inanmamanın hiçbir önemi yok. Kuranın sünnetullah olarak nitelediği doğa yasalarını öğrenerek onu insanlığın hizmetine sunmak için inanıp inanmamaya ihtiyaç yok. İman bir içsel dönüşüm ve yükseliştir. Bir genç adamdan iman etmesini istemek boşuna bir istek. Genç adam ilim, felsefe, matematik okumalı. Sevmeli, aşik olmalı. Hayatın bir evresinde imana ihtiyaç duyduğunda o zaman onun peşine düşmeli. Yoksa iç ihtiyaç olmadıktan sonra iman da geleneklerin dine dönüşmesinden başka bir şey olmaz. Bu kadar müslümana ne gerek var? 1.5 milyar. Çoğunluk da cahil ve 1400 yıldır cehalet üretiyorlar. Düşünce ve bilgi üreten, ilme öncülük yapan 100 bin, 200 bin müslüman olsaydı yeterdi. Tarihin karanlığına gömülmüş müslüman çoğunluğun ne yararı var? İçlerinden bir Stephan Hawking çıkamıyor. Çünkü geleneksel İslam anlayışı zaten kendisini yetiştiren alimleri de yok eder. İbn-i Sinaya, Zekerya Raziye ve diğerlerine yapıldığı baskılar gibi. Geleneksel İslam anlayışı insan düşüncesi önünde aynen budism ve hırıstyanlık gibi en büyük engeldir. Bu bakımdan bu İslamdan koparak gençleri ateist olmaya teşvik etmekte yarar var. Çünkü ateismden Kurana ulaşmak mümkündür, ama 1400 yıllık köle alvercisi, cariyeci, ganimetçi ve yağmacı İslamdan Kurana ulaşmak imkansızdır. Ateism İslam tarihi karanlığından kopuş için bir şans doğurabilir. Çünkü gerçek İslam aslında ateismle başlar: La ilahe ile başlar, sonra etrafa erer. La ve illa arası düşünsel bir mesafedir. Bu mesafeyi ve bu boşluğu bilgi ve düşünceyle doldurmadan Kuran, 1400 yıl boyunca olduğu gibi (100 yıl mutezile dönemi istisna olmakla) yağma ve insanları köleleştirmenin ideolojjik kitabı olur. İlginç olan şu: Batı medeniyetiyle karşılaşan müslümanlar bizim Elharezmi, Elkindi, Farabi, İbn-i Sina, Razi, ... miz olmuş derken, ancak kendi içlerinde onları Kuran düşmanları olarak nitelerler. Bence sağlıklı ve idrakını kitaplaştırmaya özenen ateist gençlik insanlık için bir fırsat olabilir. Yoksa camilerde şeyhe tapınmak, zincir vurmak, cemaatçi olmak, ... bunlardansa birey ve düşünce sahibi olan, sorgulayan bir ateist olmak daha onurlu kimliğe sahip olmak anlamındadır.


Hiç yorum yok: