Çocuğu iyi eğitmek için
her baba ve annenin okuması gereken bir kitap
***************
Bu gün Hindistanın bağımsızlık savaşımının önderlerinden biri olan Cevahir Le´l Nehro´nun zindandan 10 yaşında kızı İndira Gandi´ye yazdığı "Bir babanın kızına mektipları" adlı kitabını bitirdim. Kitap 300 yaprak. Kitabı ilk kez 16 yaşımda okumuştum. Çok etkilenmiştim o zaman. Bir de bir baba olarak okumayı yeğledim. 16 yaşımda okurken bir babanın öğütleri, çocuğunu bilgilendirmesi gibi anlamıştım. Şimdi ise bir çocuğu nasıl eğitmek gerekir sorusuna yanıt olarak okudum.
*******************
Bence bu kitabı her baba ve anne mutlaka okumalı. Hatta çocuk (ları) ile bir yerde okumalı. Çünkü bu kitap çocuğun aklının dini hurafelerden, mitolojilerden arınmasına iyice yardım ederek bilimsel düşünmesine olanak sağlar, bilimle tanıştırır. Çocuk tarihteki evrim süreçlerini sade dille idrak eder.
Kitap yer küresinin tarihini mektuplar şekilinde baynla başlar. Sonra kehkeşanların tarihi. Nehro o zaman elde ettiği bilimsel bilgileri bir çocuk anlayabilecek düzeyde sistemleştirip kızına aktarmıştır. Zindanda olduğundan kızını göremeyen bilge Nehro bu mektuplarla kızının düşünceleri karşısında geniş aydın ufuklar açmıştır. Evrimin oluşu sürecini bilimsel verilerle anlatır. Denizlerin ortaya çıkışı, hayatın sudan meydana gelmesi, maymunun evrilerek insana dönüşmesi. Maymundan olmasak da, maymunlarla amca çocukları olduğumuzu aktarır. Sonra ırkların ve toplumların iklim koşullarına göre nasıl oluştuğunu anlatır. Hindistan, Türkistan, Avsturalya, ... koyunları ve aynı türden hayvanları farklı olduğu gibi, insanlar da yaşadıkları iklimlere göre antropolojik farklılık göpstermişler. Bir soy kaç kuşak farklı iklimde yaşarsa, antropolojik değişime uğrayarak o iklimin şartlarına uyum sağlar. Dillerin ve milletlerin doğuşu hakta da çok ilgi çekici bilgiler sunmaktadır. Milletlerin çoğunun skizoferni-kendini büyük görme hastalığına yakalandıklarını, bunun üzerine de ırkçılık gibi hasta ideoolojilerin meydana çıktığını beyan eder. İngilis devletine karşı mücadele yürütüp ve İngilis zindanında bulunsa da, ingilis halkına karşı nefret ve öfke aşılamaz. Medeniyeti vahşilikten ayrılma eylemi olarak görür. Vahşilikten ayrıldığımız ölçüde medeni oluruz. Medeniyetin her yerde ve mekanda doğma olasılığının olmadığını da vurgular. Büyük ve sürekliliğini koruyan medeniyetlerin verimli topraklarda ve büyük ırmak kenarlarında doğduğunu yazar....
Ve neler, neler, neler..........
***************
Bu gün Hindistanın bağımsızlık savaşımının önderlerinden biri olan Cevahir Le´l Nehro´nun zindandan 10 yaşında kızı İndira Gandi´ye yazdığı "Bir babanın kızına mektipları" adlı kitabını bitirdim. Kitap 300 yaprak. Kitabı ilk kez 16 yaşımda okumuştum. Çok etkilenmiştim o zaman. Bir de bir baba olarak okumayı yeğledim. 16 yaşımda okurken bir babanın öğütleri, çocuğunu bilgilendirmesi gibi anlamıştım. Şimdi ise bir çocuğu nasıl eğitmek gerekir sorusuna yanıt olarak okudum.
*******************
Bence bu kitabı her baba ve anne mutlaka okumalı. Hatta çocuk (ları) ile bir yerde okumalı. Çünkü bu kitap çocuğun aklının dini hurafelerden, mitolojilerden arınmasına iyice yardım ederek bilimsel düşünmesine olanak sağlar, bilimle tanıştırır. Çocuk tarihteki evrim süreçlerini sade dille idrak eder.
Kitap yer küresinin tarihini mektuplar şekilinde baynla başlar. Sonra kehkeşanların tarihi. Nehro o zaman elde ettiği bilimsel bilgileri bir çocuk anlayabilecek düzeyde sistemleştirip kızına aktarmıştır. Zindanda olduğundan kızını göremeyen bilge Nehro bu mektuplarla kızının düşünceleri karşısında geniş aydın ufuklar açmıştır. Evrimin oluşu sürecini bilimsel verilerle anlatır. Denizlerin ortaya çıkışı, hayatın sudan meydana gelmesi, maymunun evrilerek insana dönüşmesi. Maymundan olmasak da, maymunlarla amca çocukları olduğumuzu aktarır. Sonra ırkların ve toplumların iklim koşullarına göre nasıl oluştuğunu anlatır. Hindistan, Türkistan, Avsturalya, ... koyunları ve aynı türden hayvanları farklı olduğu gibi, insanlar da yaşadıkları iklimlere göre antropolojik farklılık göpstermişler. Bir soy kaç kuşak farklı iklimde yaşarsa, antropolojik değişime uğrayarak o iklimin şartlarına uyum sağlar. Dillerin ve milletlerin doğuşu hakta da çok ilgi çekici bilgiler sunmaktadır. Milletlerin çoğunun skizoferni-kendini büyük görme hastalığına yakalandıklarını, bunun üzerine de ırkçılık gibi hasta ideoolojilerin meydana çıktığını beyan eder. İngilis devletine karşı mücadele yürütüp ve İngilis zindanında bulunsa da, ingilis halkına karşı nefret ve öfke aşılamaz. Medeniyeti vahşilikten ayrılma eylemi olarak görür. Vahşilikten ayrıldığımız ölçüde medeni oluruz. Medeniyetin her yerde ve mekanda doğma olasılığının olmadığını da vurgular. Büyük ve sürekliliğini koruyan medeniyetlerin verimli topraklarda ve büyük ırmak kenarlarında doğduğunu yazar....
Ve neler, neler, neler..........
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder