23 Mayıs 2018 Çarşamba

Osmanlının devşirmeleri kimlerdi?


Mankurt sözü Kırkız yazarın "Yüz yıla eşit gün" romanı yayımlanmadan önce Türkçede şimdiki yaygın anlamıyla yoktu. Mankurt Kırkızcadan son 30 yıldan beri başka dillere geçmiştir. Mankurt sözüne eski Osmanlılar devşirme derdi. Yani çocuğu 1-2-3... yaşlarından ailesinden zorla alıp onu "enderun" denilen sarayın içinde müslüman cihatçı veya günümüz tabiriyle teroris kafalı savaşçı olarak hazırlıyorlardı. Bu çocuklar anne-babalarını ve akrabalarını tanımazdlardı. Bilinçsizleştirilirlerdi. Anne-baba sevgisinden yoksun ruh halleri vardı. Sahipleri Osmanlı sultanları idi. Sadece onu kendi sahipleri olarak bilirlerdi. Anne-babaları ile hiçbir duygusal anıları olmazdı. Sultanın soysuz köleleriydiler. Sonra bu mankurtlaşdırılımış çocukları askerler olarak kendi milletini yağmalamaya yollarlardı. Kendi milletini yağmalayıb öldürürken de bunların kendi halkı olduğunu asla anlamazlardı. Çünkü geçmişini bilmiyor, geçmişiyle ilgili hiçbir bilgiye sahip değildi. Anıları biçimlenirken tam çocuk yaştayken Osmanlılar tarafından çılınarak Osmanlının islam anlayışının acımasız savaşçıları gibi yetiştirilirlerdi. Bu macerayı Kırkız yazar Cengiz Ayitmatov bir romanında ayrıntıları ile açıkladı. Romanda Osmanlı yerine "Juan juanlar" diye bir ad takmış. Bu yüzden mankurt demek kökünü, soyunu, annesini ve babasını tanımayan, anne-babası hakkında aklında hiçbir hatıra bulunmayan devşirilmiş kişi demektir. Bu roman başka dillere tercüme edildikten sonra "mankurt" sözü dünyanın çoğu dillerine geçti. Belki de o yöre (kazak, kırkız, ....) türklerinde bu sözün tarihsel anlamı ve kökeni vardır. Ancak ben bu sözü Ayitmatovun düzelttiğini sanmışımdır.


Hiç yorum yok: