Mevlanaın
"Mesnevi"si şu öyküyle başlar: Padışah bir cariyeye aşık. Ama cariye
hasta ve her gün hastalığından dolayı ölüme yaklaşır gibi gözüküyor. Padışah
onsuz yaşayamayacağını düşünüyor ve bir dergahta her gece göz yaşlarıyla Allaha
yalvarıyor. Hep güçlülerin yanında olmayı yeğleyen Allah da ona yardım eder.
Rüyasına bir derviş girer. Bu derviş Allah tarafından tüm bilgilerle
donatılmış. Dervişin nerede yaşadığı adres rüyada padışaha bildirilir. Şah uyanır uyanmaz adamlarını yollar ve o dervişi
saraya getirir. Derviş kızın derdini inceleken onun da aşık olduğunuz sezer.
Belli uygulamlarla kızın sevdiği genç erkeğin Semerkandde bir kuyumcu
olduğununu öğrenir ve şahtan o genç adamın getirilmesini ister.
********
İşte Şahın şehveti uğruna her şeyden habersiz
olan yakışıklı güzel genç erkeğin hayatını mahfetmek için
Allah-şah-derviş-Mevlana çetesi işe başlar.
*****************
Kuyumcu genç erkek saraya girdiğinde her kes
onun güzelliği karşısında şaşkına döner. Özellikle padışah umutsuzlaşır. Çünkü
kızın o güzellikte erkeği sevmekten vaz geçmeyeceğini düşünür. Ama Allah ve pir
padışahtan yana. Pir padışaha der ki, üzülmene gerek yok. Kızı bu sevgiden vaz
geçirmenin yolunu biz biliriz. 6 ay zaman ister pir. Bu 6 ayda kız ve erkek bir
yerde aşk yaşarlar. Ama fırıldak pir Allahın verdiği bilgiler üzerine yakışıklı
erkeğin yemeğine etkisi uzun sürede belli olan bir tür zehir katar. Yakışıklı
genç erkek zaman geçtikçe güzelliğini kaybeder. Gözleri çukulaşır, yanaklarının
güzel kuruluşu mahfolur ve çirkinleşmeye başlar. Kız çirkinleşen gençten
iğrenir ve onu gördüğünde kusar. Sonra fırıldak Mevlana şöyle der:
"Renk peşinde koşan sevgiler sonunda iğrenç olur"
"Renk peşinde koşan sevgiler sonunda iğrenç olur"
عشق هایی کر پی رنگی بود
عشق نبود عاقبت ننگی بود
Bir halde ki, genç adamın doğasını değiştiren
çeteler, başta Mevlana olmakla kendi çirkin amelelrinden dolayı sorumluluk hiss
etmezler. Suçsuz genç adamın doğasını değiştirip sonra renk peşinde koşan
sevginin rezalet olduğunu söylerler!
Peki suçsuz bir genç adamı çirkinleştirmek yerine, aynı operasyonu kızın üzerine uygulayıp padışahı onun çirkinleşmesinden iğrendiremezdiler mi?
Peki suçsuz bir genç adamı çirkinleştirmek yerine, aynı operasyonu kızın üzerine uygulayıp padışahı onun çirkinleşmesinden iğrendiremezdiler mi?
************
Genç adam sonunda yediği zehir sonucu ölür,
öldürülür. Daha doğrusu Mevlana-Allah-pir-padışah çetesi, suçu sadece sevilmek
olan genç adamı öldürürler.
*****************
Şimdi ortada suçsuz bir adam ölmüş bunu
sorumlusu kim? Bu katlin bir yorumu olmalı. Çete üyesi Mevlana buna da bir
yorum getirmeli. Mevlananın yorumu şöyle:
"Can bağışlayabilen can ala da bilir. Şah (ve de pir) Allahın yardımcısı ve dolayısıyla padışahın eli Allahın elidir."
"Can bağışlayabilen can ala da bilir. Şah (ve de pir) Allahın yardımcısı ve dolayısıyla padışahın eli Allahın elidir."
آنکه جان بخشد اگر بکشد
رواست
نائب است و دست او دست
خداست
Böylece tek suçu sevilmek olan yakışıklı ve
güzel genç erkeğin çete üyeleri tarafından öldürülüşüyle adalet de yerini
bulmuş olur! Şah da kendi şehvetiyle uğraşmaya devam eder.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder