15 Kasım 2018 Perşembe

Akıl tehlikesi


Evet, bunun dibi yok. Sonrasında genelde kişinin kendisine ve geçmişine savaş açmasıyla başlar. Yıllar boyu özümseyip değerler haline getirdiğin ne varsa, duvar duvar uçmaya başlar. Büyük bir yalnızlığa doğru itilme başlar. Aslında nehilizme varma her bir düşünce adamının yazgısı. Nehilizm değersilik ve hiçlik değil. Kurduğun değelerin ansızın değersizlştirilmesi de değil. Sürekli yeni değerler oluşturma çabasıdır. Bunun için de öncekiler yerini boşluğa bırakmalı ki, bu boşluğu başka değerlerle üretip doldurabilesin. Doldurulması da zor. Çünkü tam doldurma aşamasında yeni bir uçurulma ortaya çıkar. Sizif eylemleri. Beşer medeniyeti böyle sürekli kendi kurduklarını kendileri uçaran kişilerin düşünsel eylemlerinin sonucudur aslında. Sonra Nitşe´nin üst insan ideasının zerre zerre içerde yeşermesi. tarihin üretilen değerlerinin arkasında Allah durmuştur. Bu denli savaş ve cinayetlerin arkasındaki Allah və o Allah öldüğünde onun tarihi de kişinin içinden kaybolup gidiveriyor. tarihsiz, köksüz, toplumsal değerlerin, ... baskısından sıyrılma çabası. Birey olma da bu sınırdan sonra başlar. Birey kendi değerini kendisini uçura uçura yaratmalı. Hayyam da böyle idi. Hayyama göre insan Allah gibidir. Allah gibi deli ressama benzer. Şöyle der Büyük Hayyam: "İyi bir ressam düşünün, çok muhteşem bir eser çiziyor yıllar boyunca. Tamamladıktan sonra bu eserden hoşlanmayaraq yırtıp atıyor. Allah da o deli ressama benzer. Bu denli muhteşem insanlar, güzel kadınlar yaratıyor, sonra da onları öldürüyor, deli ressam gibi yırtıp atıyor" der. İnsan aklını kullandıysa, akıl böyle tehlikeli varlıktır. Tam kurup bitirdiği anda birden sorgular. Sorgular ve yırtıp atar, yeniden başlar. Aklı kullanmak bu yüzden tüm dinlerde tehlikeli görülmüştür.

Hiç yorum yok: