Evet, bunun
dibi yok. Sonrasında genelde kişinin kendisine ve geçmişine savaş açmasıyla
başlar. Yıllar boyu özümseyip değerler haline getirdiğin ne varsa, duvar duvar
uçmaya başlar. Büyük bir yalnızlığa doğru itilme başlar. Aslında nehilizme
varma her bir düşünce adamının yazgısı. Nehilizm değersilik ve hiçlik değil.
Kurduğun değelerin ansızın değersizlştirilmesi de değil. Sürekli yeni değerler
oluşturma çabasıdır. Bunun için de öncekiler yerini boşluğa bırakmalı ki, bu
boşluğu başka değerlerle üretip doldurabilesin. Doldurulması da zor. Çünkü tam
doldurma aşamasında yeni bir uçurulma ortaya çıkar. Sizif eylemleri. Beşer
medeniyeti böyle sürekli kendi kurduklarını kendileri uçaran kişilerin düşünsel
eylemlerinin sonucudur aslında. Sonra Nitşe´nin üst insan ideasının zerre zerre
içerde yeşermesi. tarihin üretilen değerlerinin arkasında Allah durmuştur. Bu
denli savaş ve cinayetlerin arkasındaki Allah və o Allah öldüğünde onun tarihi
de kişinin içinden kaybolup gidiveriyor. tarihsiz, köksüz, toplumsal değerlerin,
... baskısından sıyrılma çabası. Birey olma da bu sınırdan sonra başlar. Birey
kendi değerini kendisini uçura uçura yaratmalı. Hayyam da böyle idi. Hayyama
göre insan Allah gibidir. Allah gibi deli ressama benzer. Şöyle der Büyük
Hayyam: "İyi bir ressam düşünün, çok muhteşem bir eser çiziyor yıllar
boyunca. Tamamladıktan sonra bu eserden hoşlanmayaraq yırtıp atıyor. Allah da o
deli ressama benzer. Bu denli muhteşem insanlar, güzel kadınlar yaratıyor,
sonra da onları öldürüyor, deli ressam gibi yırtıp atıyor" der. İnsan
aklını kullandıysa, akıl böyle tehlikeli varlıktır. Tam kurup bitirdiği anda
birden sorgular. Sorgular ve yırtıp atar, yeniden başlar. Aklı kullanmak bu
yüzden tüm dinlerde tehlikeli görülmüştür.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder