19 Kasım 2018 Pazartesi

İslamda kadın sorunsallığı üzerine


Hadice ve Ayşe islamın yetiştirdiği kadın örnekleri değiller. Tam tersine, İslamın kadın konusundaki görüşleri Medine döneminde Hadice ve Ayşe şahsiyetiyle mücadele zemininde ortaya çıkmıştır. Hadice özgür kadındı ve ticaretle uğraşıyordu. İslamın kadın betimlemesi bu özgürlüğe karşıdır ve islamdan önce kadınların Hadice örneğinde elde ettikleri hakları islam yok etti. Kadınların evde oturmalarına emretti. Bu konuda Ömerin baskısı olduğu yazılmaktadır. Ömer sürekli kadınların haklarının sınırlanması konusunda Peygambere uyarılarda bulunuyormuş. Çünkü Ömerin kendini tutamaması ve çoğu kez zina yaptığı bildirilmektedir. Sadece bu konuda değil, başka konularda da Ömerin görüşlerini Muhammet ayet şeklinde formulize etmiştir. Ömerin baskısı sonuç veriyor ve kadın haklarına karşı tuzak kuruluyor. Hadice hayatta olsaydı bu ayetler olur muydu? Zengin ve aristokrat bir kadın kadınlığının bu denli aşağılanmasına ve peygamberin istediği denli evlenmesine ve cariye biriktirmesine izin verir miydi? Kadın heremsarası kurma Peygamberin Medinede güçlenmesinden sonra ortaya çıkıyor. Bütün sultanlar gibi eline gücü geçirdikten sonra Muhammetin de ilk işi kadın toplamak olur. Hz. Ayşe de islam öncesi kültürün yetiştirmesi. Müslümanların uydurdukları gibi islamdan önce kızlar canlı olarak defnedilmiyordu. Bu, yüzyıllar önce bitmiş gelenekti. Kimi kez fahişeler doğurdukları kızları kendi yazgılarını yaşamasınlar diye defnediyorlarmış. Kız çocuğu defni yalanı doğru haberse, o zaman Hadice, Ayişe, Selme, ... ve diğerlerinin kadınları nasıl hayatta kalabilmişlerdi. Bu yüzden Hz. Ayşe islamın kadın düşmanlığına karşı sergilediği görüşlerini İslamdan almıyor, islam öncesi kültürün verilerinden alıyordu. Çünkü İslamdan önce kadın daha fazla insandı. İslamdan sonra kadın diye bir varlık resmiyete tanınmadı. 1400 yıllık islam tarihinde de bir tane özgür, okumuş, düşünen, ticaret yapan, fıkıhla uğraşan, ... Hadice ve ya Ayşe gibi bir kadın yetişmedi. Çünkü İslam kadınların onurunu yok ederek onları ezip seks makinesine dönüştürmeyi başarmıştır. Peygamber hayatını örnek alan müslüman, kadına seks kölesi gibi bakmak zorunda. Ama kadınlar neden kendilerini Peygamber kadınlarına benzetmek istemezler? Çünkü İslam, toplumsal planda kadının onurunu ezse de, onun fıtratındaki onuru yok edememişti. Hiçbir kadın Peygamber kadınları gibi kendisini aşağılanmış yaratık olarak görmek istemez. Hiçbir kadın kocasının onlarca kadın ve cariyeyle birlikte olmasına hazır olamaz. Bu yüzden yalnızca çağımızda değil, tarih boyunca da kadınlar kendilerini Peygamber kadınlarına benzederek aşğılanmalarını istememişler. Yani onuru olan ve kısmen düşünebilen kadın kendisini Peygamber kadınlarına ve cariyelerine benzetmemekte haklıdır. Peygamber kısırdı. Kısır olmasaydı, her kadın ve cariyeden bir çocuğu olsaydı, durum nasıl olurdu? Şimdi bunu sonraki çağa uygularsak nasıl olur? Hangi kadın kocasının onlarca kadınla birlikte olmasına ve her birinden bir kaç çocuk olmasına izin verir? Bunun için Arabıstan kralları ve prensleri gibi fazla ve azgınca zengin olmak gerekir. Yoksa miras bu denli çocuklar arasında nasıl paylaşılır? Erkek eksenli din olan islamda erkeklerin kendilerini peygamber ve sahabilerine benzetmelerinde cinsel lezzet menfaatı var. Ama kadınların kendilerini o devir müslüman kadınlarına benzetmelerinde onursuzluk söz konusu oluyor.

Hiç yorum yok: