10 Kasım 2018 Cumartesi

hicret


Hicret kavramını başta Ali Şeriati olmak üzere bütün İslam tarihinde bilerek yanlış biçimde yorumlamış, içine yalan ve iftira doldurmuşlar. Çünkü kutsanan Peygamberin Mekkeden firar etmediğini, hicret ettiğini söylemek işlerine yarıyordu. Hicret nedir? Hicret sözünün türkçe karşılığı bir yerden gönüllü olarak belli amaç için ayrılmaktır. Ayrılış demek. Acaba Muhammet böyle mi ayrıldı Mekkeden? Öldürülme planını bildikten sonra firar etmedi mi? Hatta tezgah kurarak kendisi Ebubekirle yollanırken Aliyi de yerinde yatırmadı mı? Bu yazılanlar doğruysa, o zaman bunun nersi hicret oldu? Bunun adı firardı, firar. Ancak mucizeler gösterdiklerine inandıklarını peygamberlerine firar sözünü yakıştıramadıkları için adını "hicret" koydlar. Hicret eden Buda idi. Hiçbir tehlike olmadan tüm zengin hayat biçimini bırakıp yollara koyuldu. Hicret böyle oluyor. Muhammetin tehlikeden canını kurtarmak için firar etmesini hicret adlandırmak ne denli doğrudur? Bence asla doğru değildir.
Ayrıca, Peygamberin İslamı Arap toplumuna kabul ettirmesi de tarihsel doğrulara ters biçimde anlatılmıştır. Muhammet büyük bir önder ve toplumunun tarihsel psikolojisini bilen kişi idi. Bu bilgilerine dayanarak iki yolla öğretilerini Arap toplumuna kabul ettirmeyi denemiş ve başarılı olmuştur. Aynı yöntemleri halefleri de sürdürmüştür: 1- İlk olarak erotik bir dil kullanmıştır. Dünya edebiyatı tarihinde Kuran denli erotik yöntem kullanan bir kitap yok. Şimdi kimileri "kevaip" sözünü dik memeli kızlar değil, başka anlamda anlatmaya çalışıyorlar. Oysa bu sözün anlamı tüm Arap sözlüklerinde gün gibi ortada. Arap toplumunun da o devirde buna ihtiyacı vardı. Bu konuda, yani Peygamber döneminde Arap toplumsal psikolojisi üzerine ben bir kitap tercüme ettim. Evlene bilmeleri için kadın yoktu. hayvanlarla cinsel ilişkiye girerlerdi. Kuranda geçen "çadırlarda oturan kara gözlü kadınlar" bir resim eseridir. kadın görmemiş bir Arap uzaktan çadırda oturan kadına saatlerce durup bakarmış. Peygamber Arabın bu psikolojisini bilerek onun ruhunu erotik zevk ve hayalle dolduracak bir dil ve yöntem kullandı. Saysız huriler, bitemeyen şehvet zevki, dik memeli kızlar. Bunlar sadece ölümden sonra tasvir edilen seksual zevkler değildi, bu dünyada da tüm kadınları cariye etme hakkını peygamber Araplara tanıyordu. Bu erotik hayal kadın kıtlığı yaşayan Arapları celp ediyordu.
2- Kılıç yoluyla. Yandaş topladıktan sonra savaşmış ve tooplanan cariyeler ve ganimetlerle zenginleşme fırsatını gören Araplar hemen bu liderin etrafında birleşmişler. Yoksa ortalıkta ne kitaplaştırlmış Kuran, ne yazıp okuma varken, sanki bu cahil Arap kitlesi Kuranı mı anlamıştılar?! Kuran mı vardı? Kuran bütünleşmeden önce kaç savaş oldu? Toplanan ganimetlerin paylaşımı sırasında az kalsın peygamberi müslümanların kendileri kılıçla vurup öldürmeleri olmuşturr. Bu hakta Fatime Mernisinin tarih kitaplarından naklettikleri vardır. Peygamber kendi payını muterizlere bırakarak canını marikeden kurtarmış oluyor. Ama günümüzde kutsallaştırılan sahabiler hayatı, bu iftira ve yalanlar gerçekleri görmeyi önlemektedir.


Hiç yorum yok: