23 Mart 2019 Cumartesi

değişim ve sübat


Değişim ve sübat arasındaki denegeyi sağlayamayan toplumlar toptan cahil kalır, dektatörlük ve dincilik bataklığına gömülürler. Çünkü sübatı (değişimsizliği) israrla savunan iki akım var: dincilik ve diktatörlük. Dincilik geçmişin nostaljisi içinde duygulanıp durur, diktatörlük yarattığı şu anki durumu idealize eder. Geleceği yönelik şu anın içinde devinme, geçmişi sorgulama söylemleri toplumu terk eder. Skandivanya ülkelerinin 21. yy ülkeleri değil, 22-23 yy yıl ülkeleri olarak değerlendiriyolar. Neden? çünkü değişim hızı itibariyle öyledir de o yüzden. Mimarisi, şehir yapısı, fabrikaları, sağlık düzeni, çocuk eğitimi, özürlülere, yaşlılara sağlanan devlet desteği, ... hepsi sübat ve değişim arasındaki diyalektik dengenin berkarar oluşu yüzündendir. Doğu ülkelerinde sübat idealize edildiğinde gelişme yok. var olan cehalet ve aynmazlık ideolojileştiriliyor. Dersliklere yerleştirilerek çocukların beynine dolduruluyor.


Hiç yorum yok: