25 Ekim 2019 Cuma

Allah nedir


Allahın insanı yarattığına dair hiçbir tutarlı bilgi yok, sadece inanış var. Ama insanın allahı yarattığına dair muhkem bilgiler ve belgeler var. Çünkü "allah" yalnızca bir sözcüktür. Bir varlık tarihin bir evresinde ortaya çıkıp da "ben allahım, bana allah demelisiniz" dememiştir. Nitekim taş, su, ... da dil açarak "bana taş, su demelisiniz" diye istekte bulunmamıştır. Taş, su, güneş, ay, ... gibi "allah" sözü de insanın icadı. Nitekim her topluluk ona "allah" söylemez, kendi dili içinde bir söz ürütmiştir. O zaman inananlar, yalnızca ve sade olarak bir söze inanırlar. Allah sözü yerine, her hangi bir sözü koyup inanabilirsiniz. Taş, çiçek, öküz, inek, demir, ağaç, .... gibi sözleri de allah yerine koyup inanabilirsiniz ve hiçbir şey değişmez. İşte "allah" sözü arap kabilelerinin çöl ortamında düzelttikleri bir sözcükten başka hiçbir şey değildir. Çöl ortamında üretilen sözcük olduğundan asla sevgi, merhamet, barış, aşk, saygı, ... nedir bilmez. Çünkü bu hallere çöl yaşam biçiminin gereksinimi olmaz. Çölde gerekli olan yağma, ganimet, cariye, köle.... durumları olur. Gözüktüğü gibi allah kumlu çöllerde varlık ötesiyle ilgili Arabın algısından ve bu algıya uygun bir sözcük üretmesinden başka bir şey değildir. Nitekim Hindistanın, Çinin, Yunanistanın, kızılderililerin, zerdüştilerin bolluk ikliminde allah sözüne karşılık olan sözlerin hiçbirinde arap allahı gibi soykırım yapmaktan, adamları çarpaz bağlayıp kesmekten, küçük kızları fahişeleştirmekten (cariyeleştirmekten), küçün oğlanları köleleştirmekten söz edilmez. Çünkü oralarda da bol nimet var ve arap allahının dediği gibi yağmaya ve kadınları fahişeleştirmeye ve erkekleri köleleştirmeye gerek kalmaz. Hicaz çölünde doğa gaddar ve merhametsiz, yiyecek ve kıda az. Birinin varlığı senin için fazla, çünkü az olan nimetleri elinden alabilir. Bu yüzden kabileleşme, savaş ve katl etme Hicaz coğrafyasının özelliği. Kurandaki allah da asla bu özelliğin dışına çıkamaz. Yoksa nasıl olur bir baba farklı inanıyorlar diye evlatlarının bir kısmını diğerlerine "kafir" ve "müşrik"ler diye öldürtürür? Yani arap allahı bir baba denli de merhametli değildir. Hırıstyan, müşrik, kafir, ... oldu diye hangi baba evladını öldüre ve öldürtebilir? O zaman Kurandaki allah arabın soykırıma olan gereksinimi üzerine Muhammet´in karanlık biliçaltından fışkırmıştır. Türklerin yaşadığı iklim de Hicaz iklimi gibi. Su yok, şehir ve yardımlaşma yaşam biçimi olmamıştır. Bu yüzden yağmacı ve soykırımcı Türkler olarak Muhammet´in betimlediği allah algısını kendi coğrafi yaşam biçimimize uygun olduğundan hemen özümsemişiz. 1400 yıllık islam tarihinde kendisini allahın kirli kılıcı olarak görüp soykırımlar yapan iki ulus olmuştur: Araplar-Türkler. Azerbaycanda, Hindistanda, Irakta, Anadoluda, ... yapılan soykırımlar da bu yüzden. Çünkü Kurandaki allah cihat ve soykırımı bir farz olarak sunar. Bu da hiçbir şey üretmeyen, üretemeyen Arap ve Türk toplumu için hayatta kalabilmeleri adına fırsatlar sunmuştur. Dolayısıyla yoksul doğanın Arabın ve biz Türklerin sosyal tabiatına yüklediği merhametsizliği, katilliği ve öldürmekten zevk almayı Kuran daha da pekiştirmiştir.

Hiç yorum yok: