2 Mart 2020 Pazartesi

Problem nedir?


Promlemsizlik en büyük felaket ve en büyük problem. Ekonomi, problem olarak vardırsa, çözülebilir. En büyük problem problemsizliktir. Yani dindir. Din ne diyor? Diyor ki, problem yoktur, allah her şeye kadirdir, üzülme, derdetme, tevekkül et, sonumuz gebermektir ve geberdikten sonra da cennette yaşayacağız, geçici yaşam için sonsuz yaşamı göz ardı etme. Budur problem, çünkü bu zihniyet kişiyi tembel, düşünemez bir yaratık haline getirir. Hayvandan da daha aşağılık eder. Bakınız dinlerin tarihine. Hırıstyanlık da islam gibi karanlığa gömmüştü toplumsal yaşamı. Problem yoktu. Problem yoktu, ama umut ve huzur vardı. İnsanlar yalan telkinler üzerine mutluydular. Böyle derin, ancak yapay mutluluk ortamında düşünceler devinmez. Modern çağın toplumları modernite öncesi toplumlar denli mutlu değiller, çünkü kuşku ve devinim var. Kainatla karşılaşma var. Bilgi var. Bilgi araştırma, şühpe ve devinim ister, bir tür huzursuzluk. Yani prpblem üretme. İnsan yaşamının anlamı sorun üretip çözerek yeni sorunlar yumağı üretmektir. Sorun üretme, onu çözme aklını da tersten geliştirir. Çünkü üretilen sorunu aynı akılla çözmek olmaz, aynı aklın işi ve alışkanlığı sorun üretmek. Sorunu çözmek için sorun üreten akıl kendi antitezini ortaya koymalı. Ters yönden giriş. İşte bu devinim ve dönüşüm ekonomik, bilimsel, düşsel, psikolojik, eğitim, uzaysal, matematiksel, ... tüm alanları içerir. İslam ülkelerinde ne sorun üreten akıl var, ne de sorun çözen akıl. Yani islam ülkelerinde aslında hiçbir problem yoktur. Çünkü akıl kendi kendisinin durup durduğu yerde efendisi değildir. Durduğu yerde solgun ve suskundur akıl. Yalnız sorunnla karşılaştığında aktifleşir. Sorun üretmeyen dini akıl doğal afetlerle karşılaştığında korkusundan aktifleşir. Deprem, yağmur taşkını, kuraklık, ... gibi doğa problemleri yaşamı tehdit ettiğinde müslüman aklı aktifleşir. Ama bu aktivite anlamsız ve içeriksiz, çünkü dünü yok, deneyimi yok, bilişsel kazanımı yok. Yalnızca bir tepkisel irkiliş ve yeniden dinsel karanlığın içinde gömülüş. Darvin gibi dinlerinden koparak, imanlarının sunduğu tatlı uykudan uyanarak, problemsiz yaşam biçiminden ayrılarak şüpheyle karşılaşan kişilerin akılları büyük aramalarda, problem üretmede ve problem çüzmede bulunmuşlar. Kimi çağlarda yalnızca ve sadece olarak problem üretilir. Sonraki çağlarda evrilen us üretilen problemleri çözer. Nitekim matematik yalnızca sorun üretme ve sonra üretilen sorunu çözme bilimidir. Bu yüzden matematik beyin işi. Beyni aydınlatan alan. Neden? Çünkü insan beyni problem olmadan aydınlanamaz. Bir problemin üretilişi ve çözülüşü evrelerinde insan beyni bir evreden başka evreye atlamış olur. Bunlar yaşamsal sorun. Yaşam sorun demek. Güvenlik arama bir problemdir. Güvenliği (siyasi, demokrasi, ekonomi, eğitim, ...) çözme probleme çözüm bulmadır. Bu durum için tarihsel ve toplumsal düzeyde kitaplaşma süreci yaşanmalı, gerçekleşmeli. Kitaplaşma çağdaşlaşma ve bilgi toplumu oluşturma eylemlerinde bir süreçtir. Yani çocukluktan başlayarak toplum üyelerinin beyinlerini kitabize etmek. Kitap derken söz konusu sadece günümüzde elimizde tutup okuduğumuz kitap bahsedilmemeli. İdman, arkadaşlık, sinema, tiyatro, opera, musiki, ... ve kitabın kendisi kişinin davranışlarını belli bilgilerle donatmayı ve yönetmeyi başarır. Böyle bir kişi sorunla karşılaşma bilgisine ve yöntemine aşina olur. Bu topluma modern toplum diyoruz. Ama din, ortada sorunun olmadığını ima eder. Sorunun olmadığı bir toplumun var olduğunu beyan eder. Sorunsuz toplum inşa eder ki, bu da sosyal doğaya aykırdır. Dolayısıyla en büyük problem premlemsizlik olduğundan, en büyük problem dindir. Uğraşısız bir yaşam ancak şüphelerden büsbütün arınmış iman ve inanç talep eder.

Hiç yorum yok: