22 Haziran 2020 Pazartesi

Laiklik üzerine


Laikliğin alanları vardır. Politik laiklik- din ve siyaset sınırlarının belirlenmesidir. Kilse ve camilerde siyaset konuşulamaz, yapılamaz. Yapılacaksa, o zaman meclis ne içindir? Siyaseti seçilmişler yapmalı. Camilerdekileri kim seçmiş ki, çıkıp belli parti yandaşlığı yaparlar? Hukuki laiklik- insan haklarının idrak edilmesi demektir. İnsanı sezgi ve seçimlerinde özgür bırakmak. Felsefi laiklik- varlığın din dışında ussal verilere dayanarak idrak edilişi anlamında. Bilimsel laiklik-gerçeğin ayrıntılarını somut bilgilerle elde etme çabası. Ancak bunların ötesinde laiklik nesnel ve özenl olarak ikiye ayrılır. Nesnel laiklik devletin kurumlarını dinsel otoritelerden ayırmak anlamında. Öznel laiklik müfredatı bilimsel verilere göre eğitim evrelerinde müfredat hazırlayarak çocukluktan itibaren demistifaksyon sürecine başlamaktır. Yani çocukların beynini kültür, din ve töre verilerinden, mitolojilerden arındırarak bilimsel düşünmelerini sağalamak. Japonya ve Batı Avrupanın gelişme sebebi budur. Türkiyede git gide artan imam hatiplerle öznel laikliği sağlamak olanaksız. Tam tersine nesnel laiklikten kaymalar vardır. İslam dünyasının ezeli karanlığa ve ebedi aymazlığa gömülüşünün de sebebi budur. Çocukluktan başlayarak islamı çocuklara öğreterek, onların bilimsel ve felsefi düşünmelerinin karşısı alınıyor. İslamı iyi bilen kişi düşünemez, bilimle uğraşamaz. Çünkü islamı iyi bilmek için verdiği uğraşlar sonucu onun beyin olanaklarını islam tamamen sömürüp yok ediyor. Bu açıdan Türkiye laik ülke değildir. Dünyada 3 tür laiklik var: 1- Devrimci laiklik. Fransa tarihine aittir ve büyük devrimle gerçekleştiğinden dini kurumlara karşı aşırı şekilde tavır takınmıştır. 2- Ilımlı laiklik. İngiliz tarih ve kültürüne ait. 13. yy ortalarından başlandığından evrimle şekillenmiştir. Aslında sekülerizm ve laiklik bu açıdan aynı kavramlar. Sadece olarak laikliğin arkasından Fransız ve sekülerizmin arkasında İngilis uygarlığı durmaktadır. Dolayısıyla Sekülerizm evrimci laiklik ve laiklik de devrimci sekülerizmdir diyebiliriz. 3- Kontrollü laiklik- ABD sistemi. Türkiye Fransadan laikliği almıştır. İngiltereden sekülerizmi almamıştır. Çünkü Türkiye 1920-lerde ahistorik bir ülkeydi, yani tarih dışı bir ülkeydi ve hiçbir medeni, aydınlanma, ekonomik, sanayileşme, ... mirası yoktu. Bir harabezardı. Tüm uygarlıkları Osmanlı tarafından tarihten silinmiş bir Anadolu kalmıştı. Sıfırdan hayata başlanıyordu. Bu yüzden bir önderin, istediği gibi davranmasına olanak vardı. Hiçbir direniş olamazdı. Olsaydı da bu direniş dinsel olabilirdi. Din dışında başka bilgi yoktu. Matematik bile yoktu. Dil bile yoktu. Atatürkün kimi alanlarda, örneğin dil devriminde başarılı olmasının da sebebi buydu, çünkü dil diye kalemle tanışan bir olgu yoktu. Bir kaç devşirmenin bildiği grameri olmayan sahte ve soysuz bir dil vardı. İslamcıların jakoben uygulama dedikleri de budur. yani Fransız sekülerizminin ödünç alınması ve doğru olan da buydu.

Hiç yorum yok: