Laikliğin alanları vardır. Politik laiklik- din ve siyaset
sınırlarının belirlenmesidir. Kilse ve camilerde siyaset konuşulamaz,
yapılamaz. Yapılacaksa, o zaman meclis ne içindir? Siyaseti seçilmişler
yapmalı. Camilerdekileri kim seçmiş ki, çıkıp belli parti yandaşlığı yaparlar?
Hukuki laiklik- insan haklarının idrak edilmesi demektir. İnsanı sezgi ve
seçimlerinde özgür bırakmak. Felsefi laiklik- varlığın din dışında ussal
verilere dayanarak idrak edilişi anlamında. Bilimsel laiklik-gerçeğin
ayrıntılarını somut bilgilerle elde etme çabası. Ancak bunların ötesinde
laiklik nesnel ve özenl olarak ikiye ayrılır. Nesnel laiklik devletin
kurumlarını dinsel otoritelerden ayırmak anlamında. Öznel laiklik müfredatı
bilimsel verilere göre eğitim evrelerinde müfredat hazırlayarak çocukluktan
itibaren demistifaksyon sürecine başlamaktır. Yani çocukların beynini kültür,
din ve töre verilerinden, mitolojilerden arındırarak bilimsel düşünmelerini
sağalamak. Japonya ve Batı Avrupanın gelişme sebebi budur. Türkiyede git gide artan
imam hatiplerle öznel laikliği sağlamak olanaksız. Tam tersine nesnel
laiklikten kaymalar vardır. İslam dünyasının ezeli karanlığa ve ebedi aymazlığa
gömülüşünün de sebebi budur. Çocukluktan başlayarak islamı çocuklara öğreterek,
onların bilimsel ve felsefi düşünmelerinin karşısı alınıyor. İslamı iyi bilen
kişi düşünemez, bilimle uğraşamaz. Çünkü islamı iyi bilmek için verdiği
uğraşlar sonucu onun beyin olanaklarını islam tamamen sömürüp yok ediyor. Bu
açıdan Türkiye laik ülke değildir. Dünyada 3 tür laiklik var: 1- Devrimci
laiklik. Fransa tarihine aittir ve büyük devrimle gerçekleştiğinden dini
kurumlara karşı aşırı şekilde tavır takınmıştır. 2- Ilımlı laiklik. İngiliz
tarih ve kültürüne ait. 13. yy ortalarından başlandığından evrimle
şekillenmiştir. Aslında sekülerizm ve laiklik bu açıdan aynı kavramlar. Sadece
olarak laikliğin arkasından Fransız ve sekülerizmin arkasında İngilis uygarlığı
durmaktadır. Dolayısıyla Sekülerizm evrimci laiklik ve laiklik de devrimci
sekülerizmdir diyebiliriz. 3- Kontrollü laiklik- ABD sistemi. Türkiye Fransadan
laikliği almıştır. İngiltereden sekülerizmi almamıştır. Çünkü Türkiye
1920-lerde ahistorik bir ülkeydi, yani tarih dışı bir ülkeydi ve hiçbir medeni,
aydınlanma, ekonomik, sanayileşme, ... mirası yoktu. Bir harabezardı. Tüm
uygarlıkları Osmanlı tarafından tarihten silinmiş bir Anadolu kalmıştı.
Sıfırdan hayata başlanıyordu. Bu yüzden bir önderin, istediği gibi davranmasına
olanak vardı. Hiçbir direniş olamazdı. Olsaydı da bu direniş dinsel olabilirdi.
Din dışında başka bilgi yoktu. Matematik bile yoktu. Dil bile yoktu. Atatürkün
kimi alanlarda, örneğin dil devriminde başarılı olmasının da sebebi buydu,
çünkü dil diye kalemle tanışan bir olgu yoktu. Bir kaç devşirmenin bildiği
grameri olmayan sahte ve soysuz bir dil vardı. İslamcıların jakoben uygulama
dedikleri de budur. yani Fransız sekülerizminin ödünç alınması ve doğru olan da
buydu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder