Uygarlığın temelinde müşriklik, uygar kişi olmanın özünde
müşrik olma durur, çünkü:
1- Müşrikliği kabul etmeyen ve ona saldıran tekallahlı
dinler tarihte hiçbir, ama hiçbir uygarlık tesis edememiş, uygarlıkları yok
etmişler. 2- Müşrik sözünün kökeni şirk ve şerik sözünden. Şeriklik kendi
doğasında kişinin bağnazlıktan arınmasını sağlar. Kişi kendisini mutlak haklı,
kabullenmediği karşı tarafı da mutlak batıl görmez. Hak-batıl gibi terör
çağrıştıran aşırı karşıt savlar müşrik kişinin söz dağarcığında hiçbir önem
taşımaz, çünkü gerçekten de önemsizdirler. Müşrik kişi asla "cihat"
terör eylemine ve cihat soykırım savaşlarına katılmaz. Dolayısıyla müşriklik
barış, tekallahlılıq savaştan yanadır. Savaş uygarlık düşmanıdır.
3- Kendisini mutlak haklı, karşı tarafı mutlak haksız
olarak görmeyen müşrik kişi hoşgörülü, demokrat olmak zorunda kalır. Müşriklik
demokrat olmanın esasını teşkil eder. Tekallahlı kişi asla demokrat olamaz.
Diyaloğun temelinde tek olan allaha inanmak duramaz, durmamıştır. Tek allaha
inanmak kan ve savaş doğrurmuştur. Diyaloğun temelinde müşriklik durur. Çünkü
deism, ateism, agnostisizm, ... hepsi müşrik olmanın çeşitli sergilenimleridir
ve 15. yy sonrası modern uygarlığın kurucular müşrikler (deistler, ateistler,
agnostikler, ...) olmuşlar. Görüldüğü gibi yaşamı cehenneme dönüştüren islam
gibi tek allahlı dinken, yaşamı barışla özdeşleştiren müşriklik olmuştur.
Nitekim islam öncesi Arap müşrikler de barış, inanca saygı bakımından Muhammet
ve yandaşlarından daha uygarca davranmışlardır. Muhammet öncesi müşriklerin
arasında var olan diyalog Muhammet ve ardılları tarafından yok edilmiştir.
4- İnsanlık uygarlığının üç ekseni olan üç eski uygalığın
(Yunan, Çin, Hint) tesisinde tekallahlığın hiçbir etkisi olmamıştır.
Tekallahlılık asla çoktanrılık dönemindeki gibi model uygarlık tesis
edememiştir. Daha doğrusu tekallahlı dinler (Yahudilik, hırıstyanlık, islam)
hiçbir uygarlık yaratamamışlardır. Yaratmışlarsa,hani, nerede? Tek allaha
inanan bizim toplumun dini olan islamda dostça ve kardeşçe bir arada yaşama
söylemleri yoktur. Arap allahının (Arap milliyetçiliğinin ve gerici kültürünün)
yolunda ebedi savaş ve kanlar akıtma söylemleri vardır. İslamda ebedi savaş ve
hunharlık "öldürsen gazi, ölsen şehitsin" gibi saygısız ve saldırgan
sloganla zirveye ualaşmıyor mu?
5- Tekallahlı dinlerden önce aklın gücüyle yaratılan
uygarlıkların çoğu tekallahlı dinler (iseviyet ve islam) tarafından yok
edilmişler. Hırıstyanlık, özellikle ve özellikle islam uygarlıkları yok etmek için
iyice örgütlenerek bin yılların beşer deneyimlerini şirk adı altında yok
etmişler, islam hele de yok etmektedir, çünkü hırıstyanlık sekülerleşerek
ehlileştirilse de, islam hele de ehlileşmeden doğal vahşetini ve ilkelliğini
kadınlara, felsefeye, bilime ve akla karşı sürdürmektedir.
4- İnsan beyni ve usu için takallahlılık aykırı bir inanma
biçimidir. Us tekallahlığı kabullenemez, kabullenememiştir. Bu yüzden tek
allahlılık tarihi, us- allah savaşımından ve dolayısıyla örgütlenmiş olan islam
agresifliğinden, islami yöntemin usu terör etmesinden başka bir şey olmamıştır.
5- Rönesasla eş zamanda hırıstyan toplumlarında us
tekallahlığın esaretinden kurtulmaya başlamış ve "göksel" vahiylerin
yadırganmasıyla yeniden eski Yunan çoktanrılık metoduna dönülmüştür.
Tekallahlığın son bularak müşrikliğin yaygınlaşmasıyla demokrasi, felsefi
düşünceler, çoğulculuk (şirkin taa kendisi) uygulanmaya, dini vahey
despotizmine karşı müşrikleşme (demokratşerik) yaygınlaşmaya başlamış, beşer
tekallahlı dinin despotizminden kurtulma şansı yakalamıştır.
6- İslamın terör ve soykırımlarla
uyguladığı tekallahlılık diktatörlüğünün karanlık egemenliği yırtıldıkça Orta
Doğu halkları müşrikleşme gibi onurlu süreçte takallahlı islam esaretinden
kurtularak çoğulculuk, demokrasi, din özgürlüğü gibi nimetleri tadacaklardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder