Dekart "Çürük elmalarla saf elmalar büyük bir sepette bir yerdeyseler, çürük elmaların saf elmaları da bozmaması için bunları birbirinden nasıl ayırt edebiliriz?" diye sorduktan sonra bilge şöyle yanıtlar "Bunun için iki yol yoktur, biricik yol var. Sepeti boşaltmalıyız. Boşalttıktan sonra saf elmaları sepete geri almalı, çürük elmaları yerde bırakmalıyız."
Atatürk Türk-islam tarihi denilen 1000 yıllık sepetin elmalarını
yere boşalttı. Elmaların
hepsinin çürük ve kurtlanmış olması bir yana dursun, bin türlü
mikrop ve virüsle
bulaşmış kokuşuk
elmalarla karşılaştı. Sepete geri alınacak hiçbir saf elma bulamadığından,
boş sepeti yeni, modern, çağa uygun değerlerle
doldurmayı
planladı.
Tarihte hiçbir
zaman kendi kimliği üzerinde yükselmemiş
olan bir dil yarattı.
Bu dilin elmaları
modern tat ve ağız lezzeti taşıyordu.
Sepeti yeni ve farklı
elmalarla doldurmaya başladı. Ekolojiye zarar vermesinler diye kokuşmuş virüslü, mikroplu Osmanlı elmalarını
toprağa gömdü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder