23 Ocak 2022 Pazar

Kuranda insan haklarına ilişkin belirtiler var mı?

Kuranda insan haklarına ilişkin belirtiler var mı?

Dinde zorlama yokrur söyleyenlerin çelişki içinde bulunmuşlukları Kuranın kendi çelişkilerinden daha vehametli. Şeyh Tusi gibi çoğu kuranbilimciler "Tevbe" suresinin en son sure olduğunu bilirtirler. Şu, ne demek oluyor? Şu demek oluyor ki, örneğin siz geçen yıl yazdığınız kitabınızdaki görüşlerinizi bu sene yazdığınız kitapta mensuh etmiş, evvelki kitaptakine ters görüşler yeni kitabınızda bildirmişsinizse, artık ilk kitaptaki görüşünüzü mensuh ve batıl etmiş, geçerliliğini yürürlükten kaldırmışsınız demektir. Tevbe suresi en son sure olduğundan Kuranın içinde barış bulundurmayan, ancak çok küçücük ölçüde ılımlı olan diğer hükümleri yok hükmündedir. Nitekim Muhammetin, 4 halifenin ve ardıllarının da uygulamaları Tevbe suresini örnek almıştır. Bakara suresinde geçen "dinde zorlama yoktur" Muhammetin Medineye girdiği ilk yılların ürünü. Henuz ekonomik dayanağı olmayan, Yahudilerin tarlalarında çalışan müslümanların müsahamasından sohbet eder sanki, çünkü henuz zayıflar. Medineyi iyi öğrenip tanıdıktan sonra yerli halkları nasıl tarihten silmelerini yavaş yavaş planlıyorlar. Tevbe suresindeki saldırganlık, ebedi savaş ve soykırım anlatıları güçlenen Muhammetin monoloğudur. Bu denli tenakuz olur mu? Bu denli unutkan allah olur mu? Bir surede öyle, birinde böyle söyleyen allah olur mu? Hem Kurana eleştirel yaklaşıp, hem de Kuranda insan hakları belirtileri vardır savunda bulunan kişiler tarihsel ve geneksel telkinlerin esaretinden biliçlerini azat edemiyorlar. Çünkü savlarının hepsi tutarsız, hep yalan ve iftira. İnsan hakları belirtileri olan bir yapıtın en son söylemi "müşrikleri çarpaz bağlayıp öldürün!", "öldürün onları allah sizin ellerinizle onlara acı çektiriyor" gibi hasta sadist mesajlar olabilir mi? Kuranın mensuh edilmiş "Dinde zorlama yoktur" diye bilinen biricik ayetinde bile tab´iz, ayrımcılık ve yandaş kayırmacılığı açıkça gözükmüyor mu? Ayetin hemen ardından allah taraf belirtmiyor mu? Muhammetin allahına inananları ödüllendirme ve inanmayanları hedeleme hemen arkasınca gelmiyor mu? Bunun neresinde özgürlük vardır? En sözde yumşak biricik ayetinde bile o tarafta Muhammet yoluna girmeyenlerle hesaplaşacağını söylemiyor mu? Soru şu: Öyle kumsal bir iklimde, gerici Arap toplum yapısında bir arabın insan haklarını anlayabilecek kapasitesi, hazırlığı olur muydu?

Kuranda insan haklarına ilişkin belirtiler varsa, o zaman "onlar kuduz köpek gibiler", "onlar hayvan gibidirler", "onlar sağır, dilsiz ve kördürler" gibi edepsiz ve sokak sövüşlerinden oluşan terbiyesiz ifadeler ne içindir? Böyle saygısız ve edepsiz ortamda hangi insan haklarından söz edilebilir?

Hiç yorum yok: