Nazım
Hikmet neden kısa sürede bu denli dünya ünlüsü oldu? Kendi ömrü süresince bile
nerdeyse, dünyanın her tarafında tanınmıştı. Bu kendiliğinden bir kuşku, bir
soru işareti uyandırmaz mı? 3000 yıllık uzun ömrü olan Homeros bile bu denli
tanınmamıştır. Ben 15-16-17, ... yaşlarımda Homerosun adını bile bilmezken
Nazım Hikmet´i tanıyor, şiirlerini dinliyor olmuştum. Anılar defterimde onun
Türkçe ve Farsça tercüme şiirleri vardı. Onlarca kere o şiirleri okusam da,
asla ezber olarak hatırımda kalmadı. Halbuki, ben Türkçe, Farsça, Arapça
binlerce gazel, kaside, mesnevi ve modern şiir türleri ezberimdedir. Demek ki,
telkin edildiği denli Nazım Hikmet şiiri insan doğasına yatkın değildir. Abartılmış
bir kişilik söz konusu. Nazım Hikmet´in bu denli ünlü olmasının iki nedenini
kanımca açıklamak isterim:
1-
Dünya ölçeğinde Nazım Hikmet´in bilinmesi ve tanınmasının tek nedeni super
devlet Soviyetler olmuştur. Abartılmış bulunan Hikmet, kıblegahı Moskva olan
her kesin sevimlisi olmuştur. Dolayısıyla Hikmet Soviyet devletinin ideolojik
propagandalarının nesnelerinden biri olmuştur. Çünkü Hikmet sanatı bu denli
ünlülük kazanacak derinlikte olmamıştır. Yeryüzündeki tüm kommunistlerin idolü
haline getirilmiştir. Çünkü Nazım´ı özellikle dünya kommunistleri Moskva
radyosundan dinlerlerdi. Onun şiirlerini Moskvada dünya dillerine çevirerek
okurlardı. Ben de hem Türkçesini, hem de Farsça çevirisini 80-li yılların
evvellerinde 15, 16, ... yaşlarımda Moskva radyosundan dinlemiştim. Doğrusunu
söylemem gerekirse, Farsça çevirileri Türkçe orijinalinden daha çok etkili
oluyordu benim duygularım için. Bunun nedeni eğitim dilimin Farsça olması
olabilirdi. Ancak olgun yaşlarımda da Hikmet şiirleri asla ilgimi çekmedi. Şu anki
düşüncelerime göre, Nazım ne Hölderlindir, ne Şamlu, ne Hafız, ne Furuğ
Ferruhzad,... ne de başkaları. Hiçbir felsefi derinliği olmayan basit
duyguların terennümüdür.
2- Türkiyede Nazım´ın bu denli tanınmasının biricik
nedeni kanımca Türkçenin belirli ölçüde Nazımla şiire girmiş olmasıdır. Çünkü
Türkçe hiçbir zaman kendi doğası ve kendi yapısı üzerinde şiire girememiştir.
Nazım bu açıdan bir ilktir. İlkler bütün ilkel katmanlarıyla birlikte hep ilgi
çekici olurlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder