17 Ocak 2022 Pazartesi

Nazım Hikmet hakkında...


Nazım Hikmet neden kısa sürede bu denli dünya ünlüsü oldu? Kendi ömrü süresince bile nerdeyse, dünyanın her tarafında tanınmıştı. Bu kendiliğinden bir kuşku, bir soru işareti uyandırmaz mı? 3000 yıllık uzun ömrü olan Homeros bile bu denli tanınmamıştır. Ben 15-16-17, ... yaşlarımda Homerosun adını bile bilmezken Nazım Hikmet´i tanıyor, şiirlerini dinliyor olmuştum. Anılar defterimde onun Türkçe ve Farsça tercüme şiirleri vardı. Onlarca kere o şiirleri okusam da, asla ezber olarak hatırımda kalmadı. Halbuki, ben Türkçe, Farsça, Arapça binlerce gazel, kaside, mesnevi ve modern şiir türleri ezberimdedir. Demek ki, telkin edildiği denli Nazım Hikmet şiiri insan doğasına yatkın değildir. Abartılmış bir kişilik söz konusu. Nazım Hikmet´in bu denli ünlü olmasının iki nedenini kanımca açıklamak isterim:

1- Dünya ölçeğinde Nazım Hikmet´in bilinmesi ve tanınmasının tek nedeni super devlet Soviyetler olmuştur. Abartılmış bulunan Hikmet, kıblegahı Moskva olan her kesin sevimlisi olmuştur. Dolayısıyla Hikmet Soviyet devletinin ideolojik propagandalarının nesnelerinden biri olmuştur. Çünkü Hikmet sanatı bu denli ünlülük kazanacak derinlikte olmamıştır. Yeryüzündeki tüm kommunistlerin idolü haline getirilmiştir. Çünkü Nazım´ı özellikle dünya kommunistleri Moskva radyosundan dinlerlerdi. Onun şiirlerini Moskvada dünya dillerine çevirerek okurlardı. Ben de hem Türkçesini, hem de Farsça çevirisini 80-li yılların evvellerinde 15, 16, ... yaşlarımda Moskva radyosundan dinlemiştim. Doğrusunu söylemem gerekirse, Farsça çevirileri Türkçe orijinalinden daha çok etkili oluyordu benim duygularım için. Bunun nedeni eğitim dilimin Farsça olması olabilirdi. Ancak olgun yaşlarımda da Hikmet şiirleri asla ilgimi çekmedi. Şu anki düşüncelerime göre, Nazım ne Hölderlindir, ne Şamlu, ne Hafız, ne Furuğ Ferruhzad,... ne de başkaları. Hiçbir felsefi derinliği olmayan basit duyguların terennümüdür.

2- Türkiyede Nazım´ın bu denli tanınmasının biricik nedeni kanımca Türkçenin belirli ölçüde Nazımla şiire girmiş olmasıdır. Çünkü Türkçe hiçbir zaman kendi doğası ve kendi yapısı üzerinde şiire girememiştir. Nazım bu açıdan bir ilktir. İlkler bütün ilkel katmanlarıyla birlikte hep ilgi çekici olurlar.


Hiç yorum yok: