Mumin kimdir?
Gerçek bir mumin özgürlüğünü derin
karanlıklarda yitirmiş, esarette bulunan kişidir. Dilimize girmiş olan Arapça
"dünya" sözü islamiyetin tüm kimliğini açıkça anlatmaktadır. Muhammet
"dünya muminlerin hapishanesidir" der. Hapishanede kişi mutlu olamaz,
hapis hayatının ne zaman biteceğini ve kurtulacağını (öleceğini) düşleyip
durur. İslama göre insanı varlığa bağlayan ne varsa, hepsi illuzion. Halbuki,
materya allah tarafından yaratılmışsa, o zaman allah mareryalist değil midir?
Çünkü islamın ilkesi varlığa değil, yokluğa iman etmektir. "Onlar ki,
yokluğa iman ederler" (Bakara-3). Sanki varlık sınırlıymış gibi yokluk
sonsuz ve sınırsız olarak tasvir edilir. Varlığın dışına çıkmaya ve yoklukta
varlık aramaya kalkışmak insan doğasını içten içe parçalar. Usun susturuluşu
mutsuzluk salgılar. Gözlerimiz önünde bulunan sonsuz varlıkla zevkli ve
hazverici iletişim kurmayı kayba iman etme ilkesi sömürüp söndürür. Halbuki,
varlıkta bulunmak, varlığı araştırmak bize sunulmuş olan en büyük fırsattır. Psikolojik
telkinle, kendini aldatma, aklı susturma ve uyuşturmalarla imanını katılaştıran
kişiler bu fırsatı değerlendiremeden çürüyüp giderler. Varlıkta va olduklarının
bilincinde bile olmazlar, çünkü yokluğa iman bunu gerektirir. Din, varlıkta
bulunma bilincini unutma ve unutturma yöntemidir. Bu açıdan semavi dinler bu
fırsatı yakmak için bir tuzaklar. Bunun tuzak olduğunu içimizde gizemli us sesi
bize fısıldar. Evet, dilimize girmiş olan "dünya" sözcüğünde kayba
iman, varlığı usun gözleriyle irdelemeyiş varlığı unutma ve kayba iman açıkça
anlatılmaktadır. Çünkü peygamberin "dünya hapishanedir" söylemiyle
sınırlı değildir dünyayı kötülüklerin meskeni gösterme eğilimi.
"Dünya" sözcüğü kendisi dişil ve kadınsı. Kadın gibi güzellik çağrıştırır.
Estetik sanatların kaynağı. Dindar kişinin sanatı yadırgamasının nedeni bu.
Dünya dişil. Dişi nesnenin semavi dinlerde değeri yok, ya da bir sonraki
değerdir belki. Dünya sözcüğünün kökeni "deni". Eril şeklinde
"edna", dişil şeklinde "dünya". Evet, dünya sözcüğünün anlamı
daha yakın olan dişi alçaklık demek. İslam Arap dilinin içindeki dünyagörüşüne
yatkın bir ideoloji. Bu yüzden Kuran Arapçadan başka dillere tercüme
edildiğinde hiçbir anlam ifade etmiyor, ilkel örüt (metin) gibi göze çarpıyor,
komik gözüküyor. Arapçada erkek nesneler ve canlı eriller erkekliklerinden
dolayı üstünler. Bu yüzden allah erkektir, asla aşağılık simgesi olan dişi
zamirle anlatılmaz allah. Cinsiyyetlidir. Erkektir. Erkek egemenli, erkek
odaklı bir yokluğa iman etmek ve hem de beyin sinirlerini uyuşturacak düzeyde
iman etmek kendiliğinden kişinin zamirini parçalar, psikolojik dengesizlik,
güzellik düşmanlığı durum ve hal oluşturur. Böyle bir insan yaşamın ne denli
güzel ve büyük bir fırsat olduğunu anlayamaz, anladığında geç olabilir. Bütün
fırsatları kaçırdığını ve aslında bilimden, felsefeden, sanattan, estetikten ve
etikten uzak bir tür yaratık olduğunun bilincine varır. Korkunç bir uyanış.
İroninin insan doğasını yaktığı hal. Yokluktan varlığa doğru akışı hiss etse
de, çoğu güzellikleri artık yokluğa iman döneminde yitirdiğini, içinin
kapkaranlık olduğunu ve iman nuru saçmalığının bir yalan olduğunu, acı ironik
durumu ve kendi gözlerinden düşmüşlüğüyle bir yerde anlar. Ama her uyanış
erdemli varoluştur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder