2 Nisan 2022 Cumartesi

İman ve akıl

İman ederek gittiğïniz yolu, aklınız başınıza geldikten sonra emin olun geri dönecek ve yaşamı sıfırdan başlayarak erdemsiz iman içerikli hayat tarzınızı bir yana bırakıp akla dayanarak yeniden kurmak mecburiyetinde kalacaksınız. Çünkü erdem ve iyilik başka kavramlar. İyi adam olmak erdemli olmak değildir. İyi adam kendi hayatı süresince belki bir kça tane iyilik etmiş ve kötülük etmemiş olabilir. Ama erdem iyilikten üstündür. Erdemin de ölçüsü usun kendi ışığına bürünmesidir, sorgulaması, kuşkularına yanıt aramasıdır. Böyle bir yaşam biçimi, yani erdemli yaşam biçimi doğa ve tarih için yararlı. Erdemli yaşamakla kişi yalnızca kendi dönemine ait olmaz, çağlara ait olur. Tarihteki imanlı kişilerin tarih için ne yararı olmuştur? İnsanlar arasında dinsel öfkeyi derinleştirmekten başka peygamberler ne yapmışlar, söyler misiniz? Ama bir de Yunan bilgeliğini düşünün! İnsanın içinde saklı doğa gizlerini usun verileriyle açığa çıkarma eğilimi. Sırf bu yüzden müslüman ülkeleri halklarının tarihileri yoktur. Çünkü tarih imanın sergüzeşti değildir, iman değişimi sevmez, değişim istemez. Tarih, aklın sergüzeştidir. Bu, yalnızca ülkelerin dinci toplumları için geçerli bir kural değildir. Bireylerde de böyle. Rönesans gibi ussal uyanış da bireysel ve toplumsal planda iman denilen karanlığın bataklığından kurtuluştan başka nedir ki? Ama hırıstyanlık bu kurtuluşa izin verdi, islam izin vermez. İslamın aynası karanlık gecedir. Karanlık aynaya ne denli baksa da, insan kendi çirkinliğini, yüzündeki lekeleri göremez. Dinin aynası gündüz değildir, gecedir.

Hiç yorum yok: