İslam ilkelerinde, ülkelerinde ve toplumlarında üretimin bilgisi, deneyimi ve önemsenmesi olmadığından ne etik gelişir, ne estetik, ne de empati olur. Üretim doğayı insan iradesine, bilgisine ve bilincine uyumlu duruma getirir. Bilinç doğayla hemahenk olma bilgisidir. Bu da üretimle realize edilir. Üretim ehlileşmenin biricik yoludur. Üretimin temelinde duran emektir. Emek insanı hayvansı yaşamdan ayrıştıran biricik olanaktır. Emek insan doğasında bulunan öznel mülktür. Doğayla karşılaşan kişi bu öznel mülkü içinden dışarı taşır, orada, dışarda ona surat verir, kendi gövdesindeki enerjiye emek yoluyla dışarda mülkiyet kimliği kazandırır. Dışarda var olan mülk içimizdeki öznel mülkün (emeğin) nesnel görüntüsüdür. İçimizdeki soyut mülkün dışarda somut mülke dönüşmesidir. İlk olarak Muhammet Medinede Yahudi mülküne göz dikip yağmaladığı, kervan soyarak kendi ideolojisine maddi zemin sağlamış oldu. Sonrasında onun ardılları da yağma, soykırım, kadın ve köle ticareti, ganimet, başka halkların şehirlerine, mal-mülklerine konma gibi peygamber uygulamasını yeğlediler. İslamın uygulamasında, teorik kitabı olan Kuranda üretim ve üretim dolayısıyla doğadaki enerji kaynaklarını bulup kullanıma sunma gibi bilgi ve öğreti söz konusu değildir. İslamın en parlak dönemleri gerçekte en aşırı yağma ve talan uyguladığı devirler olmuştur. Cihat sırf bu amaç için bir savaş çığırtkanlığı kuramı olarak geliştirilmiştir. Cihat olan yerde üretimin bilimi ve bilgisi gelişmez, geliştirilemez. Üretim ve doğa bilgisi barış ve bilimlerin kurumsallaşmasıyla olanaklı duruma gelir. Emekle uğraşanların emeklerinin kazanımları olan mal-mülkl müslümanlar tarafından ganimet olarak gözükür. Kurt koyuna nasıl bakarsa, müslüman da başkalarının mal-mülküne, kızlarına ve erkek çocuklarına öylesine bir bakışla bakar, öylesine bakmıştır. Eline fırsat geçtiğinde yağmalamış, kzılar cariyeleştirip satmıştır. Bu yüzden farzedelim ki, Batı kısa süreliğine çöktü (Tanrı korusun). Tüm müslümanlar yağma ve kadın ticareti temlinde islami ittihat ve vahdet kurarak Batı uygarlığını tarihten silerler. Irak´ta, Anadolu´ da ve Afrikada müslümanların eski uygarlıkları tarihten silip yok ettikleri gibi, Avrupa uygarlığını da öylesine tarihten silerler. Komşu ülkelerin kızlarını cariyeleştirip pazarlama yoluyla varsıllaşma islami yöntem olmuştur. Bu yüzden islam barışı sevmez, gelişmiş halkları kıskanır, yağmalayamadığı için de bu kez onlara karşı nefret kuramları üretirler. Çağımızda Avrupa düşmanlığının da nedeni budur. Yoksa Batı sağlık sistemi, bilimi, eğitim yöntemleri olmasaydı, şimdi müslümanlar eskiden olduğu gibi bitin pirenin içinde geleneksel yaşamlarını sürdürür olacaklardı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder