20 Ekim 2010 Çarşamba

Duru ol


Duru olsan gökler göğsündedir...


Sordum..,
Nasıl iyi yaşaya bilerim?
Bir az duraksayarak cevap vérdi:

Géçmişinle hiç teessüf étmeden barış,
Büyük bir güvenle şindiki zamanda yaşa!
Ve korkmadan geleceğe hazırlaş!
İnancını yitirme, korkularını göm!
Şüphelerine yénilme!
İnandıklarına şüphe étme!
Nasıl yaşayacağını bilsen, yaşam ilgincliklerle iç-içedir.

Sordum:
İyi...,
O, benim soruma dikkat étmeden devam étti:

Güzel olman önemli déğil...,
Önemli olan budur ki, önemli biri olduğunun bilincinde olasan, hatta bir adam üçün olsa da, önemli olma duyqusunu öz nefsinde taşıman önemlidir.
Küçük ol ve aşik...Çünkü aşk özü seni nasıl büyütme, yükseltme kurallarını iyi bilir...
Aşkın senin ahlakına dönüşmesini bütün ilişkilerden üstün tut.
Uğur, ilerlemekdir, son noktaya ulaşmak önemli değil.
Söyledikleri hakta düşünüyordum ki, göğüs ötürerek devam étdi...

Her gün érkenden Afrikada bir céylan ukyudan uyanıp, yaşamak ve yémek elde étmek için örüşlerde dolaşır.
Céylan aslandan daha hızlı koşması gerektiğinin bilincindedir, yoksa aslana yém olur,
Aslan da yaşamak ve yémek elde étmek için aynı örüşlerde dolaşır ve bilir ki, aç kalmaması için céylandan daha hızlı koşmalı ve onu yakalamalıdır.
Önemli olan senin aslan ya da céylan olman değil.
Önemli olan budur ki, güneşin doğumu ile érkenden uykudan kalkıp, yaşamın uğrunda bütün gücünle ve inancınla çalışmaya başlamalısın.

Sorularıma çox iyi cevab vérmişti. Ancaq yine de başka sorular sormaq isteyirdim ve yine de...
Bu zaman alnındakı kırışlar açılarak bana bakıp dédi:

Duru ol... duru ol...,
Küçük bir kuyu, ya da sonsuz bir deniz olman önemli déyil.
Duru olsan gökler seninledir.


Duru olsan gökler göğsündedir.

Hiç yorum yok: