Bir gün ormanlar kralı aslan tüm orman sakinleri hayvanları
toplayarak onlara şöyle bir söylevde bulunuyur:
“Ey benim kölelerim,
kullarım, sevimli hayvanlar!
Bu gün çok hüzünlüyüm.
Canım gülmek ve gönlümü sarıp sarıştıran bu hüzünden kurtulmak istiyor. Bu
yüzden güzel güldürüler duymak istiyorum. Ama söyleyeceğiniz güldürülere benim
gülmem yeterli değildir. Eşek de gülmelidir. Kim eşeği güldürse ödüllenecek, güldüremeyeni
parçalayıp yiyecem” diyor ve ilk sözü tavşana veriyor.
Tavşan dans ederek sahneye geliyor. Çünkü söyleyeceği güldürünün çok komik
olduğunu ve eşeğin de buna güleceğine emindir. Tavşan güldürüsünü söylemeden
önce kendisi bolca gülüyor. Hatta gülmekten dudakcıklarını bir yere toparlayıp
güldürüsünü söylemekte zorlanıyor. Sonunda güldürüsünü söyleyip bitiriyor.
Başta aslan olmak üzere tüm hayvanlar yüksek sesle bolca gülüyorlar. Aslanınsa
gülüş sesleri ormanı doldurmuş. Birden tüm hayvanlar dönüp eşeğe bakıyor. Eşek
gülmüyor. Eşek kulaklarını öne dikeltmiş, gözleri akarcasına hayale dalmış
durup bakıyor. Eşeğin bu halini gören aslan sinirleniyor. Kükreyerek bir
çırpıda tavşanı parçalayıp atıştırıyor. Sonra sencabı sahneye çağrıyor. Sencap
da çok mutlu ve dans ederk “zaten tavşanın dediği çok da gülünesi değildi,
benim söyleyeceğim güldürüye eşek de mutlaka güler” diye sevinçle sahnede
güldürüsünü söyler. Yine de başta aslan olmakla tüm hayvanlar uğunup geçerler
gülmekten. Ama ne fayda? Önemli olan eşeğin gülmesidir. Aslan eşeğin
gülmediğini ve kulaklarını dikleyerek aynı noktaya dikkatle baktığını görür.
Aslan sencabı da atıştırır. Arkasınca porsuk, kirpi ve sair hayvanlar ne kadar
gülmeli güldürüler söyleseler de eşek gülmez ve güldürü söyleyen hayvanlar
aslana yem olurlar. Sonunda sıra tilkiye gelir. Tilki korkak adımlarıyla
sahneye doğru yürür. Çünkü tilkinin bildiği güldürü hiç de eşeği güldürec
türden değildi. Tilki “eşek onların güldürülerine gülmediyse benimkine hiç
gülmez, benimkinde gülünecek bir şey yok ki” diye kara kara fikirleri ile
sahneye çıktı. Ağzını açıp güldürüsünü söylemek isterken eşek sertçe gülmeye
başladı. Artık tilki güldürüsünü söyleyemiyordu. Eşek kendisini gülmekten alı
koyarak neden güldüğünü de söyleyemiyordu. Aslan “niye gülüyorsun?” diye eşeğin
üzerine bağırsa da, eşek “gülmekten ağzımı toparlayıp söyleyemiyorum ki” dedi.
Aslan ona gülmesini bitirmesi için bir saat zaman verdi. Bir saati dolurup
gülmekten yorulan eşek “tavşanın söylediği güldürü çok gülmeliydi” dedi. Tüm hayvanlar
birbirlerine baka kaldılar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder