Hiçlik felsefi bir konu.
Bazen içimizi işgal eder. Sarsıntılar yaşarız. Yaşanan sarsıntılar hiçliğin
içimizi işgal ettiğini ifşa eder. Varlık ve hiçlik sınırı belirsiz. İç içeler.
Sarsıntılar bizi varlıktan hiçliğe götürür. Hiçlik kendisini sarsıntılarla hiss
ettirir. Çünkü hiçlik mutlak yokluktur. Mutlak yokluğu içimiz kaldıramaz ve
varlık gözlerimiz önünde kaybolur. İçimizde karanlık bir kuyuya düştüğümüzü
hiss ederiz. Kavruluz, savruluruz mutlak yokluğun sınırlı varlığımızı işgal
etmesi karşısında. İçimizde derin bir yara açarak kendiliğinden de bizi terk
eder hiçlik. Sonra içimizde bir umut ışığı hiss ederiz. Varlık yeniden içimize
dolur. Sevgi ve umudun içimizde yeşerdiğini duyarız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder