14 Temmuz 2017 Cuma

hiçlik üzərine

Hiçlik felsefi bir konu. Bazen içimizi işgal eder. Sarsıntılar yaşarız. Yaşanan sarsıntılar hiçliğin içimizi işgal ettiğini ifşa eder. Varlık ve hiçlik sınırı belirsiz. İç içeler. Sarsıntılar bizi varlıktan hiçliğe götürür. Hiçlik kendisini sarsıntılarla hiss ettirir. Çünkü hiçlik mutlak yokluktur. Mutlak yokluğu içimiz kaldıramaz ve varlık gözlerimiz önünde kaybolur. İçimizde karanlık bir kuyuya düştüğümüzü hiss ederiz. Kavruluz, savruluruz mutlak yokluğun sınırlı varlığımızı işgal etmesi karşısında. İçimizde derin bir yara açarak kendiliğinden de bizi terk eder hiçlik. Sonra içimizde bir umut ışığı hiss ederiz. Varlık yeniden içimize dolur. Sevgi ve umudun içimizde yeşerdiğini duyarız.

Hiç yorum yok: