Modernitenin
önünde kilse engel oldu. Yüzlerce bilge, filosofu şun an müslüman ülkelerinde
cami bekçilerinin yaptıkları gibi diri diri ateşlerde yaktılar. Modernite ve
açık toplum modeli yüzlerce batılı filozofun şehadeti üzerine kurulmuştur.
Modernite ile yarışabilecek bir medeniyet yoktur olamaz da. Özellikle şii-sünni
islam algılamaları bu medeniyetle hiç yarışabilecek kapasıtede değil. Kuran
eksenli bir İslamdan yanaysanız, zaten modernite de onu savunmaktadır.
Doğumundan ölümüne kadar insanların haklarını savunacak milimetreler ölçeğinde
hukuk yazmışlar. Hala devam eden müslüman Orta Çağ Karanlığını aydınlatmanın
tek yolu modern medeniyettir. 1400 yıllık İslam algılaması ve uygulaması hiçbir
yarar sağlamadı, sağlayamaz da, şünkü aklın söndürüldüğü yerde pislikler meydan
okur. Osmanlıyı övüp durun. Bir tanecik bir kent tesis etti mi Osmanlı. girip
yerli halkların kent ve köylerini kendilerininki yaptılar. Adalet bu mu?
Şimdiki Türkiyenin yerli halkları nerede şimdi? Nereye kayboldular? izmirin,
İstanbulun, Trabzonun, ....? Buna siz adalet mi diyorsunuz? Şimdi Türkiyenin
100-de 99-u müslüman diye övünüyorsunuz! Bir yararı oldu mu bunun bilim ve
düşünce için? Ne emevisinde, ne abbasisinde, slecuklu ve Osmanlısında adalet
diye bir anlayış hiç olmamıştır. Adalet bir yana, bilimin önünde tamamen engel
olmuşlar. Bilim, felsefe, üretim olmadıktan sonra sizin imanınızın kime bir
yararı olur cariyeci, köleci İslam anlayışınızın? Hee, Memun dönemi istisna
teşkil eder. O devirde Yunan ilmini özümsediler. Adalet, sosyal hak anlayışları
hiçbir sözde müslüman devletlerinin ilkesi olmamış, uygulamalarında
görülmemiştir. Kristyan Orta Çağ ile müslüman Orta Mağ karanlığı kısmen
farklanmaktadır. Hangi kitapta okudunuz dediğiniz mçedeniyetlerin izlerini?
edeniyet yalnızca dini görüş değil, bilim, özellikle matematik yol açar ve
aydınlatır. Hangi bilim adamı çıktı? Çıkanları susturduk, öldürdük. Ölmüş bilim
adamları hakkında bile Selcuklular zamanında ölüm fetvaları çıkarıldı. Biz
Türkler, özellikle Orta Doğuda iktidara geldiğimiz günden, yani selcukludan
Osmanlının sonuna kadar medeniyetin önünde engel olduk. Atatürkün uygulaması
olmasaydı, şu an Afganistan gibi birbirinizi parçşalamakta olacaktınız. O
dediğiniz Orta Çağ Osmanlısının zamanı bitmiş ve hasta adam durumuna düşümüştü
kendisini: hiçbir şey üretemeyen ve yalnız yağmayla, işgal ve talanla devletin
dayaklarını korumak. Batı güclemdi, Viyana yenilgisinden sonra artık Osmanlı
yağmasına son verildi. Cemil Meriçin "Pariste 1789 yılında Büyük Fransa
Devrimi gerçekleştiğinde Osmanlı kendi karanlığında boğuldu, çünkü ne Volteri,
ne Rossosu, ne Kantı, ne Dekartı, ...vardı. Bir elinde Kuran ve bir elinde
kılıç tutan Osman oğulları düşüncenin kıpırdanışına asla izin vermezlerdi"
şeklinde dediği gibi idi durum. yani şu anki osmanlıcıların hayranı oldukları
Osmanlı tarihi övünç kaynağı olan bir ideolojidir. Osmanlı adaleti falan diye
bir şey tarihte olmamış. Hani nerede o adaletin kitabı ve uğram kaynağı? Kuran
"her çağın bir kitabı ve söylemi olmalı (13-14)" der. hani güvendiğiniz
o tarihlerin kitapları? Şu an Batıda olan güç Araplarda ve ya müslümanlarda
olsaydı Doğunun sarışın güzellerini cariye etmekten kendilerini alıkoyarlar
mıydı? Koyamazdılar. Aslında bir emevici, osmanlıcı, islamcı biriyle
intelektüel diyaloğa girmek olanaksız. Doğru sanal alem bu olanağı
sağlamaktadır. Ama müslümanların saldırganlıkları ve toleranssızlıkları sanala
da yansıyor. Yani kendilerini mutlak haklı görerek karşı görüşleri de mutlak
haksız görme bir islamcının özelliğidir. İlk kez olarak tarihte bu fanatizm
sorununu çözmek için Volter "tolerans" kavramını ortaya koyup
açıklar. Toleransı Volter şöyle açıklar: 1- "Ben" mutlak haklı
değilimdir. 2- "Sen" mutlak haksız değilsindir. 3- "Ben" ve
"sen" arasındaki çelişkiler mucadeleyle değil, müzakere ve diyalogla
çözümlenmelidir. Bu kavramı polik meydanı demokrasidir. Dincilik ve ideolojik
yaklaşım değildir. Diktatörlük zulmünde boğolan müslüman ülkelerinin çoğunda
Volterin kitapları bile yasak. Şu an sizin de elinize politik güç geçerse, İran
molla lideri, Arabıstan kralı gibi özgülük çağrıştıran ve aydınlatan kitapları
yasaklarsınız. ya da kendi dedeniz II Sultan hamitin İbn-i Haldunun kitaplarını
yasaklattığı gibi tüm kitapları yasaklatırsınız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder