27 Ekim 2017 Cuma

İblis ve Adem anlatısı üzerine

Bunlar rezmlerdir. Dilsel konulardır. Dilin dışında böyle bir yaratılış macerası, yaşantı ve tarih olmamıştır. İblis ateştendir. Ateşle bir yerde hangi nesne bulunabilir ki? Ateşin özelliği yakmaktır. Ateş ister Ademe, ister neye yaklaşırsa yaklaşsın yakar. Zaten ateşle toprak bir yerde olamaz. Bir yerde olurlarsa toprak külleşir ve verimliliğini kaybeder, hayat söner. Bu yüzden de Adem (toprak) ve İblis (ateş) doğaları gereği bir yerde bulunamazlar. Bu din kitaplarındaki anlatılar bir yerde bulunamayışlığın öyküsünden başka bir şey değildir. Bilimsel konular dinsel örütlerde (metinlerde) dilsel konu olarak açıklanır. Çünkü insan ancak dille ve dil yoluyla varlığı algılar. Dilin dışında başkaca bir imkan yok. Dillsel konu olduğunda insanın anlayabileceği bir yöntemle beyan edilmeli. Yani ima ve rumuzla izah edilir. Oysa toprak ve ateşin bir yerde bulunamayışları bilimsel ve yaşamsal bir konu. Ateş olan yerde hayat söner. Ateşin (iblisin) toprağa (Ademe) secde etmemesi gerekir. Bir yerde bulunamazlar. Secde edemeyişi hayatın devam etmesi için gereklidir. Bu gereklilik de masal ve öykü olarak anlatılmıştır. Zaten ateş (iblis) Ademle (toprakla) bir yerde olsaydı, yaratılış olamazdı. Ateş her şeyi yakardı. Nitekim sinirlenen, ya da şehvet ateşiyle mücehhez edilen vucut, insan doğasında ne kadar verimlilik, sabır, hayatiyet, sevgi,... gibi toprağa has özellikler varsa yok eder. Ateş (iblis) sabırsınlığı, Adem (toprak) sabırın temsilcisi. Ateşe bir tohum atarsın yakar. Toprağa bir tohum atarsın bin tohum yapar, ama 9 ay sabırdan sonra. Bu yüzden sabırlı ve verimli insanı ateşe (iblise) değil, toprağa (Ademe) benzetirler. Peki durum böyleyse, o zaman ateş ve toprağı nasıl bir yerde tutmak olur? Nasıl olur da ateş toprağa secde eder. Yani ateş toprağa secde edemez, etmemelidir. Ateşin toprağa secde etmemesi gerekir. İlim de bunu kabul etmez. İşte bu hayat gerçekliği ve bilimsel doğrulğu dinsel örütler kendilerine özgü yöntemlerle anlatmışlar. Söz konusu ateşin kötü ve toprağın iyi olması da değil. Szö konusu bunlarınm doğaları gereği bir yerde bulunamayışlarıdır. Şeytana yaklaşmayın, ya da şeytanın size yaklaşmasına izin vermeyin demek, aslında ateşe yaklaşmayın və ateşin yaklaşmasına izin vermeyin demektir. Bunu gerçek ateş olarak da anlayabiliriz. Yaklaşır, ya da yaklaşırsak, yanarız. Mecazi anlamda da anlayabiliriz. Yani mal-mülk, şehvet, ... ateşi de can yakıcıdır. İnsanın ruhunu yalp kül eder.


Hiç yorum yok: