Bir
kaç damlacık yağmur damlar ve karıncayı önüne alıp götürür. Karınca
"dünyayı sel söktü götürdü" diye bağırır. Nuh tufanı da öyle bir
olaydır. Bir küçük bölgede gerçekleşmiş ve o bölgenin insanları "dünya
suyun içine gömüldü" diye düşünmüşler. Gerçek olan da şu. Yani bir küçük
topluluk bir çukurda yok oluyorsa, onlara göre dünya da yok olmuştur demektir.
Hz. Muhammet dışında Kuranda geçen peygamberlerin hiçbirinin tarihselliği
konusunda belge ve bilgi yoktur. Yani tarih ilmi böyle
peygamberlerin ve liderlerin tarihte olduğuyla ilgili hiçbir belge
göstermemektedir. Hepsi söylenti ve masaldır. Kuranda geçen Peygamberlerin
tarihsel kişiliklerini ispatlayacak bilimsel belge ve bilgi olmadığından modern
tefsirciler şöyle diyorler: Kuranda geçen peygamberlerin tarihte olup
olmamasının bir önemi yok. Çok büyük olasılıkla da onlar tarihsel şahsiyetler
olmamışlardır. Bunun önemi yok. Çünkü Kuranda da onlar kıssa (öykü) adı altında
açıklanmıştır. Önemli olan bu öykülerden alınan ibret dersidir. Tarihte
olmasalar da, iyi bir öyküdürler. İnsan topluluğu için öğreticidirler. Önemli
olan da bu öykülerden ibret dersi almaktır. Tarihte olmaları değil. Çünkü
tarihte olup olmamaları hiçbir şeyi değiştirmez.
Musa olayı zamanı Mısırda tarixyazarlığı
gelişmişti. Ama Musa olayını anlatan bir tanecik tarihsel belge yok.
Nuh tufanının tarihi 6000 yıldan öteye geçmez.
10 bin yıl olsa bile, radioaktif madde verileri son 10 bin yılda, hatta son 100
bin yılda yeryüzünü kaplayan böyle bir yağmur fırtınasının olmadığını
ispatlamaktadır.
Bölgesel bir efsane olmasaydı, 5000 yıllık yazılı ve sözel dini anıları olan Hint-Çin dinlerinde de bu hakta bilgi olmalıydı. Ama Hind-Çin dinlerinde ve mitolojilerinde bu hakta hiçbir bilgi yok. Hint-Çin o zaman dünya sayılmıyor muydu?
Bölgesel bir efsane olmasaydı, 5000 yıllık yazılı ve sözel dini anıları olan Hint-Çin dinlerinde de bu hakta bilgi olmalıydı. Ama Hind-Çin dinlerinde ve mitolojilerinde bu hakta hiçbir bilgi yok. Hint-Çin o zaman dünya sayılmıyor muydu?
Böyle bir fırtına Kuranın
"sünnetullah" olarak nitelediği doğa yasalarına da terstir. Yeryüzünü
tümüyle kaplayacak bu kadar su birikintisi atmesferimizde yok. Tüm denizler
buhar olsa bile, yine de yağmur olup yağdıklarında kendi çukurlarına akıp
dolarlar. Nitekim Öyle de olmuş. Yani dünyayı kaplayan bu kadar su nereye
gitmiş? 40 gün yağmur yağıyor ve 150 gün dünya suyun altında. O zaman 150
günden sonra bu sular nereye kayboldular? Bu konuda adam hiç düşünmez mi?
Diyelim ki, böyle bir tufan olmuştur. Peki bunun bizim hayatımızla ne alakası? Bundan bize ne? Bu masallar eski çağlarda mitolojiye gereksinimi olan toplumların ihtiyaçlarını gidermek ve dilleri geliştirmek için uydurulmuştur. Çünkü mitolojiler olmsaydı, dil de olmazdı. Mitolojiler anlatarak dil kendi varlığını sürdürebilmiştir. Mitolojisi olmayan diller yok olmuşlardır.
Diyelim ki, böyle bir tufan olmuştur. Peki bunun bizim hayatımızla ne alakası? Bundan bize ne? Bu masallar eski çağlarda mitolojiye gereksinimi olan toplumların ihtiyaçlarını gidermek ve dilleri geliştirmek için uydurulmuştur. Çünkü mitolojiler olmsaydı, dil de olmazdı. Mitolojiler anlatarak dil kendi varlığını sürdürebilmiştir. Mitolojisi olmayan diller yok olmuşlardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder