25 Eylül 2018 Salı

Şeytan nedir?


İnanışın ötesinde bir de bilim diye bir alan var. Şeytan diye bir yaratık yok, ama bir sözcük var. Şeytan sözünün anlamı karşı geldiğinden atılan demektir. Bütün dinlerde toplumsal yaşam biçimine karşı gelen bireylere şeytan denilmiştir, yani karşı gelen. Hırıstyanlığı kabul etmeyenleri şeytandır diye yaktılar kilsenin hükümleriyle. İslam tarihinde binlerce düşünce adamını şeytandır diye öldürdüler, derilerini soydular. Böyle şeytan-allah kavramsallaştırması aslında saçmalıktan başka bir şey değildir. Çünkü ikisi de dilsel varlık olma dışında hiçbir şey değiller. Yani iki tanecik sözük olan "allah" ve "şeytan" yalnızca dilin içinde vardırlar. Dilin dışında ne allah var, ne de şeytan. Tanrı "katında"ki toplantıda şeytanın secde etmemesi de akıl karşıtlığı. Yani Tanrı aklını kullanan şeytanı sevmiyor. Çokluğun bireyi susturması için dinsel kaynak oluşturmasıdır. Aslında ise bu toplantıda en akıllı olan ve sorgulayan şeytandır. Düşünmeye davet eden simge olan şeytan, kötü olarak gösterilir. Oysa şeytan ne yapıyor ki? Sadece "neden?" diye soru soruyor. İşte dinlerin ve inanışların en korktuğu da bu "neden?" sorusudur. Bu korku islam tarihinde "hikmetten sual edilmez" şeklinde formulize edilmiştir. Bu, feodalite devirlerinde düşünceyi susturmak için ona dinsel kaynak oluşturmaktan başka bir eylem olmamıştır. Ama şeytan diye nitelenen varlık, yalnızca sözün etimolojik anlamındaki manayı ifade etmez. Tüm kötülüklerin kaynağı olarak gösterilir. Kötülük yapmaktan, sadist olmaktan zevk alır. Aynen medeni ayetlerdeki gibi. Bunlar hepsi masal. Bu masal yok olduğunda insanlar düşünce ve akıl zemininde humanizm eksenli dostluk ve kardeşilik geliştirbilirler. Hepsi saçmalık yani.

Hiç yorum yok: