Atatürk´ten
önce Türkçe diye bir dil olmamıştır. Bir dil yaratıcılığın, toplumsal dikkatın,
devletin özenimi dışındaysa, ona vardır demek yanlış olur. Bu açıdan da Atatürk
öncesi Türkçe belirtileri, ize vardır yalnızca. Büyük bir düşünce ve duygu
kaynağı olarak Türkçe diye dil yok. Atatürk öncesi Türkçe Arapçanın kölesi ve
Farsçanın mazoşist hastasıdır. Yani Farsça tarafından aşağılanmaktan zevk alan
Selcuklu, Osmanlı, Safevi kirliliği içinde bocalamıştır.
Türkçe kendi dil bilgisini, yazgısı üzerine özgürce düşünmesini, gelişmesini,
dünyayla duygusal, düşünsel iletişime geçişini Atatürk uygulamalarından sonra
başlamıştır. Atatürk önccesi Türkçe adlanan edebiyatın hiçbiri tarihte kalmasa,
insanlık bir şey yitirmez. Atatürk sonrası ise, Türkçe modern çağın
bilgileriyle tanışarak saçma islami metafizik bilgilerden arınmaya, bu
kirliliklerden temizlenmeye başlamıştır. Türk diline çevrilen Batı uygarlığının
sayısız yapıtları Türk dilinin bilimsel, düşünsel yükselişeine meydan açmıştır.
Tarihte Almanca ve Japonca gibi çoğu diller tercüme yoluyla yükselişlerini
sağlayabilmişler. Atatürkün başka Türkçelerin söz dağarcıklarını Anadolu söz
dağarcığına eklemesi, Türkçenin kendi yapısı üzerinde gelişme ve yükselmesi
yolunda büyük A. Dilaçarın dilimizin yasalarını keşfetmesi dilimizi büyük
organizasyon haline getirmiştir. Bu bağlamda, yalnızca Atatürkü değil, A.
Dilaçarı da hep saygıyla anımsamak gerekir. Arapça ve Farsça islami metafiziğin
kirliliğinde bocalarken Türkçe seküler ve alik içerikli evrim evrelerini baştan
geçirmiştir. Yeni Osmanlıcıların Türkçe düşmanlıkları da parlayıp söndü.
İslamcılık başka müslüman ülkelerinde olduğu gibi Türkiyede de ansızın
yükselerek kirliliklerini ortalığa serdi. Lakin onun ne denli kirli olduğunu
toplum açıkça gördüğünden yeniden islami metafizik kirliliğinden uzaklaşma
eğilimleri ortaya çıkmakatdır ki, bu da Türkçenin yazgısının olumlu doğrultuda
gelişmesi açısından çok önemlidir. Son 90 yılda oluşturulan Türk dilinde
düşünen elit kesiminin söz dağarcığına Osmanlıca kirliliği son 17 yılda da
giremediyse, artık bu tehlike geçmiştir söylemek mümkündür. Türkçede fizik,
matematik, dirimbilim, kimya, ... alanlarında üretilip dersliklere
yerleştirilen kavramları islamcı kirlilik silebilecek durumda değil artık. Çünkü
islamcı kirlilik ve sömürü kendi süresini bitirmiş ve gömülmek üzeredir. Daha
doğrusu Türkçenin üzerinde karanlık ve kara kabus gibi dolaşan Osmanlı anıları,
artık tehlike olmaktan çıkmıştır. Şimdi bir tek Türkçe yolunda ilerlemenin
zamanıdır. Yani Avrasya iletişim dili olacak modern Türkçe eksenli bir tek dil.
Devir, zaman, bölgesel ve evrensel gelişmeler bu doğrultuda düşünmemizi
gerektirmektedir. Bu yolun önündeki Osmanlıcılık ve Safevicilik tehlikeleri
ortadan kalkmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder