28 Nisan 2019 Pazar

Atatürk ve türkçe


Atatürk´ten önce Türkçe diye bir dil olmamıştır. Bir dil yaratıcılığın, toplumsal dikkatın, devletin özenimi dışındaysa, ona vardır demek yanlış olur. Bu açıdan da Atatürk öncesi Türkçe belirtileri, ize vardır yalnızca. Büyük bir düşünce ve duygu kaynağı olarak Türkçe diye dil yok. Atatürk öncesi Türkçe Arapçanın kölesi ve Farsçanın mazoşist hastasıdır. Yani Farsça tarafından aşağılanmaktan zevk alan Selcuklu, Osmanlı, Safevi kirliliği içinde bocalamıştır. Türkçe kendi dil bilgisini, yazgısı üzerine özgürce düşünmesini, gelişmesini, dünyayla duygusal, düşünsel iletişime geçişini Atatürk uygulamalarından sonra başlamıştır. Atatürk önccesi Türkçe adlanan edebiyatın hiçbiri tarihte kalmasa, insanlık bir şey yitirmez. Atatürk sonrası ise, Türkçe modern çağın bilgileriyle tanışarak saçma islami metafizik bilgilerden arınmaya, bu kirliliklerden temizlenmeye başlamıştır. Türk diline çevrilen Batı uygarlığının sayısız yapıtları Türk dilinin bilimsel, düşünsel yükselişeine meydan açmıştır. Tarihte Almanca ve Japonca gibi çoğu diller tercüme yoluyla yükselişlerini sağlayabilmişler. Atatürkün başka Türkçelerin söz dağarcıklarını Anadolu söz dağarcığına eklemesi, Türkçenin kendi yapısı üzerinde gelişme ve yükselmesi yolunda büyük A. Dilaçarın dilimizin yasalarını keşfetmesi dilimizi büyük organizasyon haline getirmiştir. Bu bağlamda, yalnızca Atatürkü değil, A. Dilaçarı da hep saygıyla anımsamak gerekir. Arapça ve Farsça islami metafiziğin kirliliğinde bocalarken Türkçe seküler ve alik içerikli evrim evrelerini baştan geçirmiştir. Yeni Osmanlıcıların Türkçe düşmanlıkları da parlayıp söndü. İslamcılık başka müslüman ülkelerinde olduğu gibi Türkiyede de ansızın yükselerek kirliliklerini ortalığa serdi. Lakin onun ne denli kirli olduğunu toplum açıkça gördüğünden yeniden islami metafizik kirliliğinden uzaklaşma eğilimleri ortaya çıkmakatdır ki, bu da Türkçenin yazgısının olumlu doğrultuda gelişmesi açısından çok önemlidir. Son 90 yılda oluşturulan Türk dilinde düşünen elit kesiminin söz dağarcığına Osmanlıca kirliliği son 17 yılda da giremediyse, artık bu tehlike geçmiştir söylemek mümkündür. Türkçede fizik, matematik, dirimbilim, kimya, ... alanlarında üretilip dersliklere yerleştirilen kavramları islamcı kirlilik silebilecek durumda değil artık. Çünkü islamcı kirlilik ve sömürü kendi süresini bitirmiş ve gömülmek üzeredir. Daha doğrusu Türkçenin üzerinde karanlık ve kara kabus gibi dolaşan Osmanlı anıları, artık tehlike olmaktan çıkmıştır. Şimdi bir tek Türkçe yolunda ilerlemenin zamanıdır. Yani Avrasya iletişim dili olacak modern Türkçe eksenli bir tek dil. Devir, zaman, bölgesel ve evrensel gelişmeler bu doğrultuda düşünmemizi gerektirmektedir. Bu yolun önündeki Osmanlıcılık ve Safevicilik tehlikeleri ortadan kalkmıştır.

Hiç yorum yok: