19 Nisan 2019 Cuma

Tepeden inmeci


Cumhuriyetin ilk yıllarında o uygulamalar olmasaydı, tarihin kadınlar üzerine korkunç baskısı da yok olmayacaktı. Bu gün Türkiyede başı açık veya kapalı fark etmezliği söz konusuysa, bu, o uygulamaların sonucudur. Çünkü tepeden inmeci olarak en birinci uygulama Muhammet ve islam tarafından yapılmış, islam uygulamaları olmuştur. Nedir tepeden inmeci? Bütün cemaatlar, dini uygulamalar, kadının eğtimini yüzyıllar boyunca önlenmesi, islam tarafından kadın hayatı üzerine erkek eksenli baskılar tepeden inmeci değildirse nedir? Tepeden inmeciliğin içeriğine bakmak lazımdır. En az 100 yıl tüm islam ülkelerinde tepeden inmeci bir yöntem uygulanmalı ki, 1400 yıllık islami tepeden inmeciliği dengeleyebilsin, sonra kadın kendi özgür iradesiyle karar verebilsin. Atatürkün uygulamalarındaki tepeden inmecilik kadına karşı yüzyıllar boyunca uygulanan esareti yok etmek, kadını eğitmek amacı taşımaktaydı. Sonrasında, yani 1400 yıllık islami esaretin bilinçlerden silinmesinden sonra evet, kadın özgür iradesiyle karar verebilir ve bu gugün türkiyede hürr kadın varsa, islami tepeden inmeciliğe karşı Atatürkün daha insani içerikli tepeden inmeciliği, indirmeciliği yüzündendir. Ne yani? Arabın 1400 yıl boyunca telkin ettiği yaşam biçimi tepeden inmeci olmamıştır da, demokratik uygulama mı olmuştur? Bugün Türkiyede tepeden inmeci faşist şeriat kurallarına karşı feminist akım ve özgür kadın hareketleri varsa, bu, cumhuriyetin kirli tarihe karşı tepeden indirmeci politikasının ürünüdür. Tepeden inmeci derken, tepeden inenin niteliğine, amacına, oluşturmak istediği kadın kimliğine bakmak lazım. Tarihte en geniş kapsamlı tepeden inmeci uygulama islam olmuştur. Harezmde, Horasanda, ... Mısırda, ....ozanları bir yere toplayıp dillerini kiesmişler. Zorunlu bürünmeyi kadınlara uygulamışlar. Hiçbir tepeden inmeci uygulama islamın tepeden inmeci uygulamasına denk olmamıştır, olamaz. Öldürmelerle, soykırımlarla bir yerde bu tepeden inmeci uygulamalar olmasaydı, kısa sürede islam bu denli yaygınlaşabilir miydi? Bir dinin aynı mezhebinden kopup diğerine geçmek bu denli zorken, nasıl oldu islam böyle yaygınlaştı? tabii bu faşist dini uygulamalar kendisi için köklü bir gelenek oluşturmuş. Kadının cesaret ve düşünce olanaklarını karanlıklara ve tabulara gömmüştür. Kadına bu cesareti veren karizmatik önderler olamlı. Atatürkün uygulamaları bu bağlamda islami faşist uygulamaları önlemek için antitez ve ters bir tepeden inmeci uygulamaydı. Yani insan hayatını karanlığa gömen, kadını seks nesnesi dışında bir şey görmeyen Arap töresine karşı ters ve sert bir uygulamaydı ve doğruydu. Türkiyede kadın recmedilmiyorsa, bu uygulamanın sonucu. Bütün islam tarihini irdeleyin! Bir tek okumuş kadınla karşılaşabilir misiniz? Yok. 12. yy düşünürü İbn-i Rüşt buna karşı çıktığı için kitapları yakıldı. Peki nasıl olacak bu iş? İbn-i Rüştler bu görüşü ortaya koyduğunda öldürülecek ve karizmatik liderin çağdaş ve kadın hakları eksenli uygulamaları da tepeden inmeci olarak görülecekse, kadın sorunu nasıl çözülecek? 
Tepeden inmeci lafı üzerine son 40 yılda antilaik kesim kirli bilgi oluşturmuş ve o bilginin etksinden çıkmak da kolay değildir. Bütün kanunlar tepeden inmecidir. Zaten kanun denilen nedir? Bir kişi, sadece bir kişi bir program yazar ve onu kabul edip uygulamaya soktuğunuzda buna tepeden inmeci denir. Otorite diye söz var. sözün kökeni authority. Author, yani yazar. Authority yani yazılmış yasaların tepeden inmesi. Bu açıdan kendi içinde çelişkilerle boğuşan tüm toplumlar için anayasa tepeden inmeci bir gerçekliktir. Çocuk okula gitmek istemiyorsa, babanın zorla çocuğunu okula götürmesi ve eğitimini kontrol etmesi tepeden inmeci değil mi?
Ailede çocuğu dövmek modern yasalara karşı yasak. Çocuğunu döben anne-babadan devlet çocuğu zorla alıp kendisi eğitiyor. Bu tepeden inmeciliğin kötü yanı neresi?
Cumhuriyet Osmanlının uzantısı değil, karşıtı ve antitezidir. Bütün Osmanlı paradigmasının ve görüşünün antitezi. Osmanlı derken, yani bütün islam tartihinin. Sultan II Hamit şeriati doğru uygulamak için çok iyi hile kullanmıştı. Şeriat kadının dışarı çıkmasını yasaklamış. İstanbul Medine gibi küçük bir köy değildi ve istanbulunun nüfusunun çoğu müslüman bile değildi. Peki kadınların sokağa çıkmasını nasıl önlemek mümkündü? Camilerde, kilseler ve bulvarlarda kadın tulaetlerini kaldırttı. İşte kadın dışarı çıkamaz. Çünkü tualet yoksa eve dönene kadar nereye yapacak? Kazım karabekir 1908 günlüklerinde hasta kadınların ve kendi anasının sokağın ortasına yaptıklarını ve utançlarından az kalsın öleceklerini yazıyor. Şimdi bu uygulama tepeden inmeci olmuyor, ama kadınların sokaklarda kadın tualetine gitmeleri tepeden inmeci oluyor! Bu nasıl ölçülendirme?
Arabıstanda da Atatürk gibi bir uyglayıcı çıkıp 80 yıl sürecek bir uygulamanın temelini koysaydı, şimdi miskin Arap kadınları bu durumda olmazlardı. O uygulama sonucunda evrensel direniş ve demokrasi bilgilerini özümser, artık islam saldırıları karşısında kendilerini savunabilirlerdi. Uyanmış bir Arap kadını gerçeğiyle karşı karşıya olurduk. Şimdi Arabıstan kadınları kaçtıkları Batı ülkelerinden vatanlarına idade edilmesinler diye kendilerini yakıyor, dudaklarını dikiyor, islam Allahından değil, modern hukuktan merhamet ve yardım diliyorlar. 1400 yıl boyunca islam Allahı kadına asla saygı göstermedi, kadını erkelerin saysız sesk nesneleri cariyeler olarak niteledi. Bu kadın düşmanı canavar islami tarihi nasıl durdurmak mümkün? Demokratik yolla mümkün mü? yalnızca güçlü bir liderin tyepeden indirmeci uygulaması bu karanlık süreci değiştirebilirdi.

Hiç yorum yok: