Türk
şiirine seküler görüşün yansıması çok geç vakitte olmuştur. Sünni çizgisindeki
türk şiiri nerdeyse gelişmemiştir. Alevi-şii çizgisindeki şiir de kişinin
benliğini imam, Ali, Hüseyin, ... ve ya bir şeyh yolunda yok saymıştır. Şiir
musuki ve matematik ölçüyle beyan edildiği için ve bizim halk olarak doğamız
henuz laik edebi örütlere (metinlere) uyum sağlamadığı için bu gibi şiirsel
söylentiler hoşumuza gidiyor. Oysa ki, insanın bireysel yaşamı her şeyin
üstünde ve en kutsal olandır. İnsan kendi hayatını hiçbir şeye feda
etmemelidir. Serini uğruna vermek için birini aramamalıdır. Hayat kişiye
özeldir ve onu kimseye feda etmemek gerekir. Laisite ve modernite öncesi birey
hayatının hiçbir önemi yoktu. Bu hayatı kolektifin, dinin, ideolojinin, işçi
sınıfının (Diniz Gezmiçler gibi) uğruna feda etmek cesaret ve erdem
sayılmaktaydı. Oysa bunlar hatalı, insan hayatına karşı tuzak. Son lahzaya
denli kişi, hayatı kendisi için yaşamalıdır. Buradaki kendilik çevreden ve
doğrulardan koparak uydurma bir yaşantı değil. Kendi vucuduna değer vererek,
kendi vucudunu yaşamaya gerekli görerek başkalrına da kendi yaşantısı
uzantısında yaşama olanakları sağlamak, sağlama olanağı olmasa bile, bunu kendi
düşünce ve dünya görüşünde kabul etmek. İnsanı ölüme çağrıştıran hiçbir
yazınsal örüt (metin) hayata saygı duyamaz. Bu gibi serlerini şah yolunda
koymak için meydan arayan Alevi-Kızılbaş sürüsü 1501 yılında aynen bu
söylentilerle İrana girip bizim nerdeyse milli devletimiz niteliğinde olan
Bayındırlı- Türk devletini devirip onların soyunu katl edip ve yerine ırkçı,
hurafeci Safevi devletini kurdular. Türkleri ebedi köleliğe teslim ettiler.
Hepsinin de ağzında "Şah uğruna serimi koymaya geldim" lafı
dolaşıyordu. Şah İsmaili şah (!) Alinin dirilmiş sureti olarak görüyorlardı.
Dolayısıyla Alevi paradigmasında birey ve kişi hayatına saygı yok. Hayat bu
paradigmada o denli değersiz ki, her Ali soyundan şeyhin ayaklarına
sunulabilir. Türkiyede son yaklaşık 100 yıldaki laik uygulama Alevi şiirini ve
değişlerini etkileyemedi. Alevi değişleri eksenli musikilerin evrensel içeriği
ve değeri yok bence. Hepsi Arap oğullarının yasını tutmakla zarımaktalar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder