3 Temmuz 2019 Çarşamba

Nehilizm


Sorgulama sorgulayan kişiyi nehilizme götürür. Nehilizme uğramayan kşi düşünce adamı olamaz. Aydın olmanın göstergesi nehilizmedir bence. Çünkü sorgulayan kişi için tarih, din, kültür, ... ve her şey hiçlikten başka bir şey ifade etmez. Hiçliğe uğrayan kişi ne yapacak?Kendisini hiçlikle çevrelenmiş olarak görecektir. Gerçek aydınlılık da bu hiçlik katmanları tarafından kuşatılmışlıktan sonra başlar. Hiçbir dayanak kalmıyor. Tüm dayanakları sorgulayıp yok etmişsin. İçten sana yardımcı olacak hiçbir değer kalmamış ve bundan sonra sen kendin değer üretmelisin. İşte nehilizm budur. Nehilizm hiçlikle karşılaşmaktır, ama hiçliğin bir parçası olmayraak kendi değerlerini üretebilmektir. Hiçliğe uğramayan kişi nasıl değer üretebilir? Üretemez. Çünkü hala dayanabileceği bir değerin var olduğunu sanıyorsa, o değerin ötesi bir değer üretmesi olanaksız. Değer üretmek için önce var olan değerlerin hiçlik olduğu kanısına fikren, hissen ve vizyon olarak ermek gerekir. Düşünüyorum da, sorgulayan kişinin sorgulamaları onu o nehilizme doğru sevk etmektedir. Öyle bir evre ki, dinsel metinlerin hiçbir anlam taşamadığını insan tüm zerreleriyle kendi içinde yaşamakta olur. Kolay değil, ama her sorgulayıcı kişinin yazgısı bu: boşluk. Şunu Heideggerin sormadığı, ya da soramadığı, sormayı unuttuğu bir soruyu sorarak açıklamaya çalışacağım. Heidegger Derkartı sorgularken şöyle der: "Dekart felsefeyi bir ağaca benzetir ve der ki, ağacın kökleri metafizik, gövdesi fizik, dalları başka bilimlerdi." Heidegger Dekartı haklı olarak eleştirirken "Dekart köklerin nerede olduğunu unutur. ya bu kökler dediği nerede? Toprakta değil mi? O zaman felsefede bu toprağın yeri ne? Dekart bütünü neden görmez olmuş, da ağacın köklerinin bulunduğu toprağa bir yer vermemiş kendi felsefesinde? Böyle şey olur mu? Orada toprak var diyor, ama toprak felsefi bütünlüğün içinde değildir" diye eleştirir. Benim sorduğum soru da bu: Ya toprak nerede? Toprak (yer küre) nerede? Toprak kendisi uzay bolşluğunda değil mi? O zaman gerçek varlık boşluktur, sonsuz uzay boşluğu. Yıldızlar, YER ve diğer gezegenler bütünlüktün yoksunlar. Bütün olan varlıktan, yanı boşluktan (hiçlikten) parçadırlar. İşte sorgulayan düşüncenin ereceği son durak sonsuzluk olan boşluk ve hiçliktir. Şimdi bu hiçlikte bir galaksi kurmak, bir varoluş macerası gerçekleştirmek gerekir. Gerçek olan budur bence: nehilizm. Nehilizm tasavvufta fena kavramıyla tanımlanır. Bu hiçlik evresine eren sufiler ruh hallerini fena kavramıyla tanımlamışlar. Bu fenada 9nehilde- hiçlikte) ürettikleri değere de beka adı takmışlar. Beka billah (Tanrıda ebedi bulunuş)

Hiç yorum yok: