24 Mart 2020 Salı

din, felsefe, ideoloji...


İdeoloji kötü bir şey de değildir. 10 kişi bir araya geliyorsa, ortak işleri için bir program, bir vizyon belirlerler. Yakın, orta ve uzun vadeli. İşte bu ideolojidir. Mesela partilerin ideolojileri gibi. Parti ideolojilerini allah tesis etmez. Orta çıkarlar, vizyonlar tesis eder. İdeolojik yaşantı modern hayatın bir gereksinimi. Mesela Almanyada türlü partiler. Onların birbirlerinden ayrıştıran nedir? Ekonimik, sosyal, politik davranışlar üzerine geiştirdikleri ideolojik durumlardır.
İde+locik. Yani bir düşüncenin tanımı, tanımlanması, uygulanma şekli, süreci ve sonuçları. Ekonomik yaşamın içine giren kişi ve öbeklerin kendilerine özgü ideolojileri olmazsa, o zaman göçebe türkler ve araplar gibi şehirin dışında ilkel yaşamalılar.

onlar ideoloji değiller. İdeolojiler asla "bunu allah bana söylemiş" gibi savda bulunmazlar. İdeoloji kavramının tarihi bile 250 yıl civarında. Bu 250 yılda da yüzlerce ideolojiler doğup yok olmuşlar. Doğru olan da budur. Geliş-gidiş olmazsa ortada olanın adına din derler. Din ideoloji değil. İdeolojiden daha tehlikelidir. İdeolojiler kendiliğinden yerlerini başka ideolojilere bırakabilirler. Din öyle değil ki. 1400 yıl ömrü olan bir ideoloji var mı?

şimdi bu anlattıkların başka konu oldu. Dinin kötü, ya da iyi olması ayrıca tartışma konusu. tarih var ortada. Din ne etmiş? İyi ve kötü yanları nedir? Bunu tartışabiliriz. Ama din ve ideoloji farklı konular. İdeolojilerin temelleri ekonomik, fikirsel, teknolojik gelişmelerle ya değişir, ya da tamamen ortadan kalkabilir. Ama dinin temelleri değişemez. Çoğu ideolojiler bile bir değişim programıdır. Ama din değişimin önünde direnir. Söz konusu budur. Din değişimi sevmez. İdeolojiler ise değişim yaratmak için ortaya çıkarlar. Mesela Atatürk ideolojisi Osmanlı kimlik ve kültürünü dönüştürmek için ortaya çıktı. Şimdi bunun kötü olduğunu söyleyebilirsiniz, biri de onu savunabilir. Bu, tamamen başkaca konucuk. Ama ideoloji değişimden yanadır. Şimdi burada felsefe ortaya girer. Felsefe nedidr?
Bilgi sosyolojisinin 3 temel ögesi var: 1- ideoloji, 2- Utopya, 3- Teori. Bilgi elde etmenin yolu bu. Başka yol yok. Toplumsal düzeyde bu üçgenin değişim ve dönüşümü evreleri ve sürecinde bilgi elde edilir. Utopya mikroskop, ideoloji büyüteç, teroi ikisinin üzerine bilgi denemesi yapan. Böyle olmazsa, bilgisi açısından çağlar arasında bir fark olmaz.
felsefeyi bu kavramlardan (din, ideoloji, utopya, teori) ayrıştıran tek özellik "ontoloji" kavramı. Yalnız felsefenin ontolojisi vardır. varlık üzerine yalnız felsefe eğilimlenmektedir. varlık sözü felsefi bir kavram. Çünkü yokluk kavramına denk. Mesela Arapçada Türkçede, Farsçada, çoğu dillerde kosmos sözü olmamış. Kosmos sözünün olmadığı bir dilde felsefe yapılamaz, varlık üzerine düşünce üretilemez. Mesela Kuranda kosmos yerine gökler sözü geçer. Gökler diye bir gerçeklik yok ki. Lakin Arapçada ontolojik olan kavram, yani kosmos sözünün karşılığı olmadığından gökler sözünü kullanmış. Hal bu ki, gökler bilimsel açıdan da yanlıştır. He, şiirde ölçüleri doldurmak için kullanılabilir, ama şiirde ancak ölçüyü doldurmak için kullanıldığında biçim olarak çoğul olsa da, anlam olarak tekil olanı ifade eder. Son devirlerde kosmos sözüne karşılık olarak türkçede uzay sözünü üretmişler. Çoğu dillerde kosmos sözüne karşılık sözler son zamanların edimi. Ona göre de Yunan dilinde felsefe olmuş, Türkçe, Farsça, Arapça, .... dillerde olmamıştır. Hala da farsçada uzay sözünün karşılığı yok. Arapçada da yok. Feza sözünü arapçada kosmos sözüne karşılık olarak kullanıyorlar. Ama feza meydan demektir. Yani arapçada kosmos yerine kullanılan feza sözü yerin çevreleyen ufuklar, yerden gözükebilen kosmostan bir meydan kadarıdır.

Hiç yorum yok: