20 Mart 2020 Cuma

Ermeni soykırımı


Korona virüsü ve Ermeni soykırımı
Yıllardır Ermeni soykırımı üzerine düşünüp durmuş, araştırmalar da yapmışımdır. En son okuduğum kitap Wolfgang Gust´ın "Alman belgeleri- Ermeni soykırımı" kitabı oldu. Şimdi hepimizin yaşamı tehdid altında. Korona virüs yaşamımızı tehlikeye soktuğundan erdiğimiz doğruları dile getirmeliyiz. Evet, Osmanlı Ermeni soykırımı yapmıştır, Ermeni deportasyonu yapmıştır. Osmanlıdan önce de iki kere büyük Ermeni deportasyonu yapılmıştır. Şah Abbas Safevi 70 bin oğuşu (aileyi) Culfa´dan, Malazgirt´ten, İrevan´dan, Nahcıvan´dan, ... toplayarak İran´ın içlerine sürmüştür. Geri dönmemeleri için yurtlarını yakıp Ermeni kalabalığına göstermiştir. Başkent İsfahan´ın yanında Culfa diye bir şehir tesis ederek sürülen Ermenilerin büyük kısmını oraya yerleştirmiş, geri kalanlarını da valilerine sarayılarda hizmet etsinler diye vilayetlere dağıtmıştır. Bu konu üzerine protokol bilgiler 17. yüzyılda yazılan "Culfa tarihi" kitabında mevcuttur, istekliler okuyabilirler. Sonra Nadir Şah Avşar 20 bin 40 yaşın altında Ermeni`yi Meşhed´e, başkendine sürdü. Nadir Şahın öldürülüşünden sonra Ermeniler savunmasız kalarak Horasanda yağmalandılar. Osmanlının yaptığı soykırım ve sürümler Türkler olarak yaptığımöz 3. dalga Ermeni yokedimi olmuştur. Bu soykırımlar ve sürümler yapılmasaydı, şimdi bölgede 30-40 milyon Ermeni popülasyonu mevcut olabilirdi.
Osmanlı´nın soykırım yapmasının sebebi bellidir. Osmanlı bir hilafet düzeniydi. Hilfaet ve islam devletlerinin gerektiğinde ve gerektirdiğinde soykırım yapmaları için meşru dinsel, islami gerekçeleri hep var olmuştur. Muhammet´ten beri islam devletılerinin soykırım yapma gerekçeleri mevcut olmuştur. Teslim olmayan, ya da sorun çıkaran gayr-i müslim halklar üzerine soukırım uygulamaröyla ilgili fetvalar ve şeyh-ul islamların çıkardıkları hükümler tarih kitaplarında belgeler olarak bulunmaktadır. Bu fetvalar üzerine Hindistan´da sayısız-hesapsız soykırımlar yapılmıştır. Buna ilk itiraz eden büyük bilge, otaçı (hekim) ve filozof Zekeriyya Razi olmuştur. İslam devletleri şeyhlerinin "müslüman olmayan halklar mensuh edilmiştir ve katlleri vacip, yağmalanmaları, kadın ve kızlarının cariye edilmeleri islami hükümdür" gibi fetvalarına karşı itiraz eden Zekeriyya Razi kendisi de tekfir edilmiş, kitapları yakılmıştır. Osmanlı da aynı kültür ve islami geleneğin devamıydı. gayr-i müslim halklar gerektiğinde islamın bekası için soykırıma maruz kalabilirlerdi ve kaldılar. Osmanlının soykırım yapmasına dair islami tarih ve meşruiyet gereken gerekçeleri sunmuştur. Bu meşruiyet ve o devir koşullarında var olan tablo Osmanlıya Ermeni ve Yunan soykırımı yapma yetkisini vermiştir. Dolayısıyla Ermeni soykırımı yapıldığını kabul etmek tarihteki gerçekle dürüstçe yüz yüze gelmek demektir.
Azerbaycan ve Ermensitan yetkilileri şöyle anlaşarak sorunlarını çözebilirler. Ermenistan Hocalı, Azerbaycan da 1915 yılında Osmanlı tarafından yapılan soykırımı meclislerinde kabullenirlerse, bir arada barış içinde yaşamanın yollarını çabuk bulmuş olurlar.

Hiç yorum yok: