Korona
virüsü ve Ermeni soykırımı
Yıllardır Ermeni soykırımı
üzerine düşünüp durmuş, araştırmalar da yapmışımdır. En son okuduğum kitap Wolfgang
Gust´ın "Alman belgeleri- Ermeni soykırımı" kitabı oldu. Şimdi
hepimizin yaşamı tehdid altında. Korona virüs yaşamımızı tehlikeye soktuğundan
erdiğimiz doğruları dile getirmeliyiz. Evet, Osmanlı Ermeni soykırımı
yapmıştır, Ermeni deportasyonu yapmıştır. Osmanlıdan önce de iki kere büyük
Ermeni deportasyonu yapılmıştır. Şah Abbas Safevi 70 bin oğuşu (aileyi) Culfa´dan,
Malazgirt´ten, İrevan´dan, Nahcıvan´dan, ... toplayarak İran´ın içlerine
sürmüştür. Geri dönmemeleri için yurtlarını yakıp Ermeni kalabalığına
göstermiştir. Başkent İsfahan´ın yanında Culfa diye bir şehir tesis ederek
sürülen Ermenilerin büyük kısmını oraya yerleştirmiş, geri kalanlarını da valilerine
sarayılarda hizmet etsinler diye vilayetlere dağıtmıştır. Bu konu üzerine
protokol bilgiler 17. yüzyılda yazılan "Culfa tarihi"
kitabında mevcuttur, istekliler okuyabilirler. Sonra Nadir Şah Avşar 20 bin 40
yaşın altında Ermeni`yi Meşhed´e, başkendine sürdü. Nadir Şahın öldürülüşünden
sonra Ermeniler savunmasız kalarak Horasanda yağmalandılar. Osmanlının yaptığı
soykırım ve sürümler Türkler olarak yaptığımöz 3. dalga Ermeni yokedimi
olmuştur. Bu soykırımlar ve sürümler yapılmasaydı, şimdi bölgede 30-40 milyon
Ermeni popülasyonu mevcut olabilirdi.
Osmanlı´nın soykırım yapmasının
sebebi bellidir. Osmanlı bir hilafet düzeniydi. Hilfaet ve islam devletlerinin
gerektiğinde ve gerektirdiğinde soykırım yapmaları için meşru dinsel, islami
gerekçeleri hep var olmuştur. Muhammet´ten beri islam devletılerinin soykırım
yapma gerekçeleri mevcut olmuştur. Teslim olmayan, ya da sorun çıkaran gayr-i
müslim halklar üzerine soukırım uygulamaröyla ilgili fetvalar ve şeyh-ul
islamların çıkardıkları hükümler tarih kitaplarında belgeler olarak bulunmaktadır.
Bu fetvalar üzerine Hindistan´da sayısız-hesapsız soykırımlar yapılmıştır. Buna
ilk itiraz eden büyük bilge, otaçı (hekim) ve filozof Zekeriyya Razi
olmuştur. İslam devletleri şeyhlerinin "müslüman olmayan halklar mensuh
edilmiştir ve katlleri vacip, yağmalanmaları, kadın ve kızlarının cariye
edilmeleri islami hükümdür" gibi fetvalarına karşı itiraz eden Zekeriyya
Razi kendisi de tekfir edilmiş, kitapları yakılmıştır. Osmanlı da aynı kültür
ve islami geleneğin devamıydı. gayr-i müslim halklar gerektiğinde islamın
bekası için soykırıma maruz kalabilirlerdi ve kaldılar. Osmanlının soykırım
yapmasına dair islami tarih ve meşruiyet gereken gerekçeleri sunmuştur. Bu
meşruiyet ve o devir koşullarında var olan tablo Osmanlıya Ermeni ve Yunan
soykırımı yapma yetkisini vermiştir. Dolayısıyla Ermeni soykırımı yapıldığını
kabul etmek tarihteki gerçekle dürüstçe yüz yüze gelmek demektir.
Azerbaycan ve Ermensitan
yetkilileri şöyle anlaşarak sorunlarını çözebilirler. Ermenistan Hocalı, Azerbaycan
da 1915 yılında Osmanlı tarafından yapılan soykırımı meclislerinde
kabullenirlerse, bir arada barış içinde yaşamanın yollarını çabuk bulmuş
olurlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder