24 Mayıs 2020 Pazar

Ramazan bayramı neden yapay ve sahte bayramdır?


Şimdi şöyle bir şey var. İstersen o soruyu bu şekilde sorayım: Bu dinsel bayramlar asla ortak bir değer değillerdir. Değerlerin üretim şeklini bin yıllara dayanan değerbiliminde görebiliriz. Karşılıklı görüşlerin, hatta yüzyıllar içinde karşılıklı diyalog ve antlaşmanın sonucu olarak toplumsal değerler tesis edilir. Böyle de olmalı. Bir konu üzerine tez-antitez antlaşması olarak görmek gerekir değerleri. Bu yüzden ramazan, kurban bayramları olarak bilinen bayramların hiçbiri bu şekilde tarihte varoluş göstermediklerinden bana göre değer sayılmazlar. Günümüzde jakoben uygulamayı Türkiyede bildi bilmedi herkesin eleştirdiğini bilirsiniz. İşte gerçek jakoben uygulama da kurban ve ramazan gibi temelsiz sahte bayramlardır. Bunun kurucuları kılıçlarını alıp ve buna bayram demelisiniz, diye dayatmışlar. Nedeni sorulduğunda da yanıt "çünkü böyle yapmazsan başın bedeninden ayrılır da ona göre" şeklinde olmuştur. Korku ve kabusla bir yerde toplumlara dayatılarak alışkanlıklaştırılan. Sonra yüzyıllar boyunca Emevisi, Abbasisi, Selcuklusu, Osmanlısı, Safevisi, ... kendi despot ve kanlı uygulamalarını dayatarak guya ortak değer haline gtirmişler. Travmalar sonucu toplumsallaştırılan bu gelenekler tüm islam ülkelerinde günümüzde dinci politikalara alet edilmektedir. Halkları sömüren islamcı yağmacılar tebrik mesajları yayınlıyorlar. Hal bu ki, hiçbir değer kılıçla tesis edilemez. Kılıçla dayatılır, korku kabuslarıyla zamanların bağrına yazdırılabilir. Ama ya gerçek? Ya hakikat? Hakikat nedir? Bunun değer oluşunu sağlayan nedir? Korku ve kabusun telkin mi?



Hiç yorum yok: