5 Mart 2022 Cumartesi

Ukraina ve müslüman ülkelerinin işgali arasındaki fark

 

İslam ülkelerini işgalle Ukraina gibi uygar bir ülkenin işgalini aynı ölçeklerle değerlendirmek tuhat. ABD Irakı işgal etti, ama işgal sonrası Necef gibi karanlıklar yuvası dinci bir şehirden kommunist bir kadın millet vekili seçildi. Halbuki, tüm şeriat nefesiyle zehirlenmiş islam ülkesinde kommunist bir kadına yaşam hakkı bile tanımazlar. İranda islami devrim oldu ve on binlerce kommunist kadını katl ettiler. Şimdi sorarım: Bunun hangisi gerçek devrim? ABD-nin Irakı işgal edip seküler yönetim kurması mı devrimdir, yoksa İranda tüm farklı siyasi görüşleri toptan imha eden islam inkılabı mı devrim? Halbuki, Ukraina uygar, seküler, demokrat, çoğulcu bir Avrupa ülkesi. İslam ülkelerinin işgali tarihi doğru yöne yönlendirmek değildir de nedir? Fransa, İngiltere işgalinde kısa süre bulunan müslüman ülkeler bile kısmen diğerlerine göre daha uygar. Cevahir Lal Nehru "İngiltere Hİndistana girmeden önce Arap ve Türk işgalciler ülkemizi soyup soğana dönüştürmüştüler, Hİndistan toplumunun tarihsel dokusunu bozmuşlardı ve İngiltere geldiğinde birbirleriyle kavga eden 700 devletçikler vardı, bunların hepsini İngiltere sömürgeciliği birleştirdi ve günümüz Hindistan ülkesinin kurucusu gerçekte İngiltere ve sayısız dillerle donatılmış ve birbirlerini anlamayan Hint toplumunu bir paydada ortaklaştıran İngilis dilinin ortak iletişim dili olması" diye yazar. Doğru diyor Nehru. Çünkü Batı işgali o ülkelere şeriat değil, kendi yönetim biçimlerini götürürler. Şeriat dışında bir ülkeye ne götürülürse bu yenilik o ülkenin kurtuluşu demektir. Geri kalmış bir imparatorluk olan Rusya bile Orta Asya ve Azerbaycan ülkelerini bile kısmen de olsa büyük ölçüde ehlileştirdi. Onlar için seküler devlet kurup verdi. O ülkeler de müslüman, ama müslüman ülkelerindeki şeriat karanlığı yasalarda ve yasal uyugulamalarda yok. Bunu Rusya işgali sonrası gelen uygarlık esintilerine borçlular. Bu yüzden Putin hata yapıyor. Batılı güçlerle anlaşıp tüm uluslar arası enerji kaynakları ve jeopolitik önemleri olan müslüman ülkelerini işgal edip kendi aralarında paylaşarak o ülkelerin halklarını ehlileştirmeliler diye düşünüyorum. Müslüman toplumun kendi tarihsel verilerine göre uygarlaşmaları olanaklı mı dersiniz? Bana göre mümkün değildir. Bana göre Atatürk de kurtuluş savaşını Batıya karşı değil Osmanlıya karşı yapmıştır. Batı değerlerini bu karanlık tarih ve sosyal ortamda uygulamya çalışmış ve Osmanlıya özgü tüm kültür kalıtımları ne varsa hepsini tarihten silmeye çalışmıştır. Atatürkün uygalamalarını, ancak işgalci modern Batı güçleri işgal ettikleri ülkelerde uygulamış, ya da uygulamaya çalışmışlardı. Örneğin barbarların yazı imleri, bilim ve us düşmanı olan arap alfabe değişimini Azerbaycanda Rus sömürgeciliği gerçekleştiri, Orta Asyada da. Atatürk de bunun gibi uygulamalar gerçekleştirmiştir. Osmanlı alfabesini silmiştir, hilafeti silmiştir, tarikatı silmiştir, anayasa, cumhuriyet, kuvvetlerin ayrımı gibi uygulamalar getirmiştir. İslam tarihinde giçbir zaman olmayan ve olması olanaksız olan değerler. Atatürk bunları kendisi mi üretti? Hayır, bunlar Batı uygarlığı ve insan odaklı, humanizm odaklı gelişmeleridir. O zaman bu değerlerin işgal yoluyla olsa da, müslüman ülkelerinde uygulamaya girmesinden neden rahatsız olmalıyız? Müslüman kafa iktidarda olduğunda positif bilimler odakları yerine, imam hatıplar tesis ediyor, karanlıklar yayıyorlar. Ülkenin butçesi her sokakta cami yapımına odaklandıkça işsizlik, açlık ve sefalet yaygınlaşıyor, bu defa da eğitimsiz, kalitesiz aç müslümanların Avrupaya akınları başlıyor. O zaman dünya sorunu nasıl çözülecek? Bu cami yapmlarına harcanan paralar yağmalanarak Batı bilim odaklarında uzay araştırmalarına adansa, daha iyi olmaz mı? Sürüm, yağma ve soykırımlarla müslümanlaştırılan Anadoluda Batı uygarlığının Atatürk tarafından uygulanmaya sokulmaya çalışılması Batının direk değil de dolaylı yolla Anadoluyu işgal etmesi değildir de nedir? Bu açıdan işgalci Batı güçlerinin uygulamalarını Atatürk de uygulamaya sokmamış mıydı? Yani aslında Atatürk de bir işgalci. Şeriatla karanlığa gömülmüş, eski Yunan uygarlıklarının beşiği olan güzel Anadoluyu işgalden kurtarmaya özenmiştir. Şeriat tarafından karanlığa gömülmüş bir ülkeye Batı uygarlığını getirmeye çalışmış, ama başaramamıştır. Çünkü öncesinde Osmanlı denilen karanlık süreç yerli uygar Anadolu halklarının uygarlıklarını tarihten silmişti. Öyleyse Batı güçlerinin müslüman ülkelerini işgalini Rusyanın Ukrainayı işgali ile karşılaştırmak yanlış olmaz mı? Birincisi kurtuluş, ikincisi Ukraina gibi uygar bir halkın huzurunu bozmaktır. ABD-nin Afganistanı işgal etmesi bile bir şanstı. Nitekim ABD Afganistanı terk ederken Afgan kadınları ve modern gençleri kendi cinslerinden taliban onları yönetecek diye uçakların tekerlerine sarılıp kaçmak isterken düşün öldüler. Halbuki, ABD işgalinde universitelerde huzur içinde şeriat değil de bilim öğreniyorlardı. En geri kalmış diktatör devlet olan Çin bile bir müslüman ülkeyi işgal etmesi onlar için şans değil mi? Şeriatin uygulanmasını yasaklamıyor mu? Böyle olmayacaksa, islam ülkelerindeki şeriat karanlığı nasıl aydınlığa kavuşturulacak. Bakın işgal altında bulunan Tataristana ve diğer müslüman bölgelere. Oralarda olan huzur başta Türkiye olmak üzere hangi müslüman ülkesinde vardır. Ben bir İran yurttaşı olarak ülkemin bu karanlık islam şeriati tarafından kurtuluşunu, yalnız Batı güçlerinin işgali ile mümkün sayıyorum

Hiç yorum yok: