İslam ülkelerini işgalle Ukraina
gibi uygar bir ülkenin işgalini aynı ölçeklerle değerlendirmek tuhat. ABD Irakı
işgal etti, ama işgal sonrası Necef gibi karanlıklar yuvası dinci bir şehirden
kommunist bir kadın millet vekili seçildi. Halbuki, tüm şeriat nefesiyle
zehirlenmiş islam ülkesinde kommunist bir kadına yaşam hakkı bile tanımazlar.
İranda islami devrim oldu ve on binlerce kommunist kadını katl ettiler. Şimdi
sorarım: Bunun hangisi gerçek devrim? ABD-nin Irakı işgal edip seküler yönetim
kurması mı devrimdir, yoksa İranda tüm farklı siyasi görüşleri toptan imha eden
islam inkılabı mı devrim? Halbuki, Ukraina uygar, seküler, demokrat, çoğulcu
bir Avrupa ülkesi. İslam ülkelerinin işgali tarihi doğru yöne yönlendirmek
değildir de nedir? Fransa, İngiltere işgalinde kısa süre bulunan müslüman
ülkeler bile kısmen diğerlerine göre daha uygar. Cevahir Lal Nehru
"İngiltere Hİndistana girmeden önce Arap ve Türk işgalciler ülkemizi soyup
soğana dönüştürmüştüler, Hİndistan toplumunun tarihsel dokusunu bozmuşlardı ve
İngiltere geldiğinde birbirleriyle kavga eden 700 devletçikler vardı, bunların
hepsini İngiltere sömürgeciliği birleştirdi ve günümüz Hindistan ülkesinin
kurucusu gerçekte İngiltere ve sayısız dillerle donatılmış ve birbirlerini
anlamayan Hint toplumunu bir paydada ortaklaştıran İngilis dilinin ortak
iletişim dili olması" diye yazar. Doğru diyor Nehru. Çünkü Batı işgali o
ülkelere şeriat değil, kendi yönetim biçimlerini götürürler. Şeriat dışında bir
ülkeye ne götürülürse bu yenilik o ülkenin kurtuluşu demektir. Geri kalmış bir
imparatorluk olan Rusya bile Orta Asya ve Azerbaycan ülkelerini bile kısmen de
olsa büyük ölçüde ehlileştirdi. Onlar için seküler devlet kurup verdi. O
ülkeler de müslüman, ama müslüman ülkelerindeki şeriat karanlığı yasalarda ve
yasal uyugulamalarda yok. Bunu Rusya işgali sonrası gelen uygarlık esintilerine
borçlular. Bu yüzden Putin hata yapıyor. Batılı güçlerle anlaşıp tüm uluslar
arası enerji kaynakları ve jeopolitik önemleri olan müslüman ülkelerini işgal
edip kendi aralarında paylaşarak o ülkelerin halklarını ehlileştirmeliler diye
düşünüyorum. Müslüman toplumun kendi tarihsel verilerine göre uygarlaşmaları
olanaklı mı dersiniz? Bana göre mümkün değildir. Bana göre Atatürk de kurtuluş
savaşını Batıya karşı değil Osmanlıya karşı yapmıştır. Batı değerlerini bu
karanlık tarih ve sosyal ortamda uygulamya çalışmış ve Osmanlıya özgü tüm
kültür kalıtımları ne varsa hepsini tarihten silmeye çalışmıştır. Atatürkün
uygalamalarını, ancak işgalci modern Batı güçleri işgal ettikleri ülkelerde
uygulamış, ya da uygulamaya çalışmışlardı. Örneğin barbarların yazı imleri,
bilim ve us düşmanı olan arap alfabe değişimini Azerbaycanda Rus sömürgeciliği
gerçekleştiri, Orta Asyada da. Atatürk de bunun gibi uygulamalar
gerçekleştirmiştir. Osmanlı alfabesini silmiştir, hilafeti silmiştir, tarikatı
silmiştir, anayasa, cumhuriyet, kuvvetlerin ayrımı gibi uygulamalar
getirmiştir. İslam tarihinde giçbir zaman olmayan ve olması olanaksız olan
değerler. Atatürk bunları kendisi mi üretti? Hayır, bunlar Batı uygarlığı ve
insan odaklı, humanizm odaklı gelişmeleridir. O zaman bu değerlerin işgal
yoluyla olsa da, müslüman ülkelerinde uygulamaya girmesinden neden rahatsız
olmalıyız? Müslüman kafa iktidarda olduğunda positif bilimler odakları yerine,
imam hatıplar tesis ediyor, karanlıklar yayıyorlar. Ülkenin butçesi her sokakta
cami yapımına odaklandıkça işsizlik, açlık ve sefalet yaygınlaşıyor, bu defa da
eğitimsiz, kalitesiz aç müslümanların Avrupaya akınları başlıyor. O zaman dünya
sorunu nasıl çözülecek? Bu cami yapmlarına harcanan paralar yağmalanarak Batı
bilim odaklarında uzay araştırmalarına adansa, daha iyi olmaz mı? Sürüm, yağma
ve soykırımlarla müslümanlaştırılan Anadoluda Batı uygarlığının Atatürk
tarafından uygulanmaya sokulmaya çalışılması Batının direk değil de dolaylı
yolla Anadoluyu işgal etmesi değildir de nedir? Bu açıdan işgalci Batı
güçlerinin uygulamalarını Atatürk de uygulamaya sokmamış mıydı? Yani aslında
Atatürk de bir işgalci. Şeriatla karanlığa gömülmüş, eski Yunan uygarlıklarının
beşiği olan güzel Anadoluyu işgalden kurtarmaya özenmiştir. Şeriat tarafından
karanlığa gömülmüş bir ülkeye Batı uygarlığını getirmeye çalışmış, ama
başaramamıştır. Çünkü öncesinde Osmanlı denilen karanlık süreç yerli uygar
Anadolu halklarının uygarlıklarını tarihten silmişti. Öyleyse Batı güçlerinin
müslüman ülkelerini işgalini Rusyanın Ukrainayı işgali ile karşılaştırmak
yanlış olmaz mı? Birincisi kurtuluş, ikincisi Ukraina gibi uygar bir halkın
huzurunu bozmaktır. ABD-nin Afganistanı işgal etmesi bile bir şanstı. Nitekim
ABD Afganistanı terk ederken Afgan kadınları ve modern gençleri kendi
cinslerinden taliban onları yönetecek diye uçakların tekerlerine sarılıp kaçmak
isterken düşün öldüler. Halbuki, ABD işgalinde universitelerde huzur içinde
şeriat değil de bilim öğreniyorlardı. En geri kalmış diktatör devlet olan Çin
bile bir müslüman ülkeyi işgal etmesi onlar için şans değil mi? Şeriatin uygulanmasını
yasaklamıyor mu? Böyle olmayacaksa, islam ülkelerindeki şeriat karanlığı nasıl
aydınlığa kavuşturulacak. Bakın işgal altında bulunan Tataristana ve diğer
müslüman bölgelere. Oralarda olan huzur başta Türkiye olmak üzere hangi
müslüman ülkesinde vardır. Ben bir İran yurttaşı olarak ülkemin bu karanlık
islam şeriati tarafından kurtuluşunu, yalnız Batı güçlerinin işgali ile mümkün
sayıyorum
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder