29 Mayıs 2022 Pazar

Toplu ibadetlerin sosyopsikolojik nedneleri

 

***

İnsanların toplu eğlenmeye gereksinimi vardır. Eğlence kolektif bir eylemdir, duygusal paylaşım ortamıdır. Dinler insanların bu içgüdüsel gereksinimini sömürerek onların eğlence gereksinimi yerine, toplu ibadet masgarasını yerleştirmiştir. Çünkü insanlar bir şekilde bir araya gelip kolektif bir eylem ve eğlencede bulunmalılar. Batı Avrupa ülkelerinde neden kilseler boş, ama islam ülkelerinde camiler dolu? Çünkü opera, tiyator, dans eğitim salonları, müzik eğitim salonlarında, ... bu gereksinimi gideriyorlar. Devam eden İslam Orta Çağ Karanlığında bu eğitim ortamlarının hepsi yasak. Peki insanlar nerede toplaşınlar? Dikkat ederseniz, modernite öncesinde Batı Avrupada da kilseler doluydu. İslam nefesiyle karanlığa gömülmüş ülkelere bakarsanız, camiler dolu, kütüphaneler nerdeyse boş. Neden? Çünkü insanın ilk gereksinimi hayatta kalabilmektir. Camiye uğramakla sosyal statü kazanma hilesi Muhammet´ten beri bir gelenek ola gelmiştir. Yani islam ve onun ahlakını kabullenmesen de, kendini kabullenmiş gibi göstermelisin. Mevlana Celelettin gibi bir sapık ve ahlaksız birey karşıtlığı bu uygulamayı şöyle açıklar "Rüsvay olmak istemiyorsan, cemaatle hem renk olmalısın." Doğru da söylüyor. İslam kültürü içinde birey olarak bulunursan, yaşatmazlar. Hatırlıyorum. İranda islam inkıkabı diye bu lağım ülkeyi islamın karanlığına yenice gömmeye başlamıştı. Ggençler universiteye girebilme hakkını elde ede bilmeleri için nasıl da camilere uğramak mecburiyetinde bırakılmıştılar. Din ikiyüzülülük demektir. Kabul etmesen de kabul etmiş gibi davran islamın ana ilkesidir. İslamın ilk çağlarında bunun ciziye diye cezası da vardı. Günümüzde Avrupa uygarlığı, özellikle İngilis uygarlığı Osmanlı karanlığı, Arap ve İran ülkeleri karanlığı üzerine baskılar uygulatarak islamın tesis ettiği cariye, köle pazarlarını kapattırdı. Günümüzde küçücük birey olma hakkına sahipsek, bunu İngilis sömürgeceliğinin islam ülkelerine getirdiği uygarlık belirtilerine borçluyuzdur. Hepimizi şehirlerin meydanlarında asarlardı. İngilisin baskısıyla islamın tesis ettiği kadın ticaret pazarları iptal edildiğinde çoğu islam ülkelerinde islam elden gidiyor, Muhemmedi islamın ilk ilkesi olan kadın ticareti kaldırılıyor diye ayaklanmalar oolmuştu. Şimdiki nefes alabilme olanağımızı Batı uygarlığına borçluyuzdur.

Dinler içinde en sağlıksız ibadet şekli de islama özgüdür. Bunun nedenini şair Fuzuli çok güzel açıklamış. Şöyle diyor Fuzuli: Yıllarca, kimi kez on yıllarca camilerin kilimleri yıkanmaz. Müslümanlar ayaklarını, ellerine yıkar ve çıplak ıslak ayakları, elleri, virüs ve mikrop dolu vücutlarıyla secde edip alınlarını bu virus ve mikrop birikimi kilimlere dayarak ağızlarındaki mikrop ve virüsleri kilmlerin ilmelerine doldurarak secde zamanı içlerine alır, birbirlerine intikal ettirirler. Böylece islamın ibadet şekli virüs ve mikrop yayılımı için bir vasıta olur. Müslüman, camide kaptığı virüs ve mikropları kendi oğuşunda (ailesinde) çocuklarına intikal ettirir. Bu yüzden islamın nefesi dokunan ülkelerde ve ortamlarda sağlıklı vücutlar hep tehdit ve tehlike altındalar. Mikrop ve virüs birikintisi yüzünden camilerde kokuşmuş hasır ve kilim kokularından başka ne var diye sorar Fuzuli:

"Ey olan sakin-i mescid, ne bulursan bilemem,

Buriyasından onun bu-i riyadan gayri."

Buriya- hasır, kilim,

Bu-koku

Hiç yorum yok: